Uzlaşma, Onarım ve Kalıcı Alışkanlıklar

Süre: 11 dk · Ders 8/8

Neden önemli?

Bir tartışma bitti. Ses kesildi, ama evde ya da iş yerinde hava hâlâ ağır. Bir çalışan, toplantıda ekip arkadaşıyla sert konuşmuş olabilir. Sonraki gün selamlaşmıyorlar, iş de yavaşlıyor. Evde de böyle olur: akşam yemeğinde kavga edilir, iki gün kimse kimseyle konuşmaz.

Tartışmanın kendisi çoğu zaman en büyük zarar değildir. Asıl zarar, tartışmadan sonra ortada bırakılan şeydir: söylenmemiş özür, çözülmemiş konu, içte kalan kırgınlık. Bu ders, o boşluğu nasıl dolduracağını gösterir. Aynı zamanda önceki yedi dersi tek bir eylem planında toplarsın.

Temel bilgi

Üç kavramı ayır: onarım, uzlaşma ve sınır.

  • Onarım: Tartışmada zedelenen güveni ve saygıyı toparlamaktır. Konunun çözülmesinden ayrı bir iştir. Konu çözülmese bile ilişki onarılabilir.
  • Uzlaşma: İki tarafın da bir şeyden vazgeçip ortak bir yol bulmasıdır. Uzlaşmada kimse tam istediğini almaz, ama kimse de ezilmez.
  • Sınır: Kabul etmeyeceğin davranışın çizgisidir. Uzlaşma sınırın içinde yapılır, sınırı aşındırmak için yapılmaz.

İyi bir onarım konuşması dört parçadan oluşur: yaşananı kabul etmek, kendi payını söylemek, karşı tarafın duygusunu duyduğunu göstermek ve ileriye dönük küçük bir söz vermek. Aşağıdaki tablo, onarıcı ve onarmayan cümleleri karşılaştırır.

Onarmayan cümleOnarıcı cümle
Sen de haklıydın ama abartıyorsun.Dün sesimi yükselttim. Bu benim hatamdı.
Kusura bakma, seni kırdıysam.Seni kırdığımı gördüm. Özür dilerim.
Neyse, geçti gitti, konuşmayalım.İstersen konuşalım. Ne zaman uygun olur?
Hep böylesin, hiç değişmeyeceksin.Bu konuda şunu yaşadım, bir daha şöyle yapalım mı?

Uzlaşmada bir önemli ayrım daha var: istek ile ihtiyaç. İstek, kişinin söylediği çözümdür: Hafta sonu hep bana kalsın. İhtiyaç, o isteğin arkasındaki nedendir: Dinlenmeye ve yalnız kalmaya ihtiyacım var. İstekler çatışır, ihtiyaçlar çoğu zaman birlikte karşılanabilir.

Adım adım nasıl yapılır?

  1. Önce sakinleş. Duygu yüksekken onarım konuşması yapma. Birkaç saat, gerekirse ertesi gün bekle. Beklerken karşı tarafa kısa bir mesaj atabilirsin: Konuşmak istiyorum, ama önce sakinleşeyim. Akşam konuşalım mı?
  2. Kendi payını bul. Kendine sor: Ben ne yaptım ya da söyledim ki durumu kötüleştirdi? Küçük bir pay bile olsa onu net söyle. Kendi payını söylemek, karşı tarafın savunmasını yumuşatır.
  3. Konuşma zamanı ve yeri seç. Kalabalıkta, yorgunken, acele varken konuşma. İş yerinde kapalı ve sakin bir yer, evde çocukların olmadığı bir zaman iyidir.
  4. Onarıcı cümleyle başla. Suçlamadan başla: Geçen konuşmamız beni rahatsız etti. Aramızı düzeltmek istiyorum.
  5. Karşı tarafı dinle ve özetle. Sen anlatmadan önce onun ne dediğini kendi cümlelerinle tekrar et: Yani şunu yaşadın, doğru mu anlıyorum? Bu, iyi bir dinlemenin en güçlü işaretidir.
  6. İhtiyaçları yaz, seçenekleri çoğalt. Herkesin ihtiyacını bir cümleyle söylemesini iste. Sonra en az üç çözüm seçeneği düşünün. İlk aklına gelen çözüme atlama.
  7. Küçük ve ölçülebilir bir anlaşma yap. Bundan sonra toplantı notlarını kim yazacak? Bulaşığı hangi gün kim yıkayacak? Belirsiz sözler unutulur, net sözler tutulur.
  8. Bir kontrol tarihi koy. Bir hafta sonra beş dakika konuşup anlaşma işliyor mu bakın. İşlemiyorsa suçlamadan düzeltin.

Ne zaman uzman desteği almalı?

Bazı durumlar kendi başına çözmeye uygun değildir. Şu işaretlerden biri varsa bir uzmandan destek almayı düşün:

  • Aynı kavga aylardır tekrarlanıyor ve hiçbir çözüm tutmuyor.
  • Bir taraf sürekli korkuyor, küçük düşürülüyor ya da kontrol ediliyor.
  • Tartışma sonrası uzun süre uyuyamıyor, yemek yiyemiyor ya da çok kötü hissediyorsun.
  • İş yerinde ısrarlı bir baskı, aşağılama veya tehdit var.

Aile arabuluculuğu, aile danışmanlığı, psikolojik danışmanlık veya iş yerinde insan kaynakları ve iş sağlığı birimleri bu konuda yardımcı olabilir. Hukuki bir sorun varsa bir avukata danış. Bu ders bir tedavi ya da hukuki görüş yerine geçmez. Fiziksel şiddet veya acil tehlike varsa tartışmaya girme; güvenli bir yere git ve 112'yi ara. Şiddet ve destek konusunda 183 Sosyal Destek Hattı da bilgi verebilir.

Örnek

Bu örnek kurgusaldır. Bir çalışan, aynı masayı paylaştığı iş arkadaşıyla teslim tarihi yüzünden sert konuşmuştur. İki gün boyunca sadece iş yazışması yapmışlardır. Çalışan, ilk adımda kendi payını bulur: Toplantıda sözünü kestim ve sesimi yükselttim. Sonra sakin bir zamanda şöyle der: Geçen günkü konuşmamızda sesimi yükselttim, bu doğru değildi. Özür dilerim. Aramızı düzeltmek istiyorum, beş dakikan var mı?

İş arkadaşı, kendisinin de sürekli bilgi eksikliği yaşadığını söyler. Çalışan özetler: Yani bana sorulmadan işler değişince zor durumda kalıyorsun, doğru mu? Sonra ihtiyaçları yazarlar: Biri net bilgi, diğeri işin planlanması için zaman istiyor. Ortaya üç seçenek çıkar: haftalık kısa toplantı, ortak bir görev listesi, acil değişikliklerde önce mesaj. Haftalık on dakikalık toplantı ve ortak liste üzerinde anlaşırlar. Bir hafta sonra kontrol ederler; liste işe yaramıştır, mesaj kuralı ise biraz sadeleştirilmiştir.

Burada ilişki tam kusursuz olmadı, ama zarar büyümeden durdu. Onarımın hedefi budur.

Sık yapılan hatalar

  • Özür dilerken bahane eklemek: Özür dilerim ama sen de... cümlesi özrü siler. Özür ile açıklamayı ayrı cümlelere böl.
  • Konuyu hiç açmamak: Hiçbir şey olmamış gibi davranmak, sorunu içeri gömer. Kırgınlık birikir ve bir sonraki tartışmayı büyütür.
  • Kazanmaya çalışmak: Uzlaşmada amaç haklı çıkmak değil, ortak bir çözüm bulmaktır. Biri kazanırsa ilişki kaybeder.
  • Geçmişi kazımak: Üç yıl önceki olayı bugüne taşımak konuyu dağıtır. Tek seferde tek konuyu konuş.
  • Sınırı feda etmek: Barışmak için kabul etmeyeceğin bir davranışa göz yummak uzlaşma değildir. Bu, sorunu erteler.

Bu hafta yapabileceğin 3 şey

  • Yakın zamanda yarım kalmış bir tartışmayı seç. Bu hafta içinde, yukarıdaki dört parçalı onarım cümlesini yazıp en az bir kez kullan.
  • Bir kâğıda üç sütun çiz: Kendi istediğim, asıl ihtiyacım, karşı tarafın olası ihtiyacı. Sürekli tekrarlanan bir çatışma için doldur.
  • Kendi eylem planını yaz: Zor bir durumda ilk 10 saniyede ne yapacaksın, kime ne diyeceksin, ne zaman destek isteyeceksin? En fazla beş satır olsun ve görebileceğin bir yere as.

Kendini sına

  1. Onarım ile uzlaşma arasındaki fark nedir?
  2. Onarıcı bir özür cümlesinde neden bahane olmamalıdır?
  3. İstek ile ihtiyaç arasındaki fark nedir? Kısa bir örnek ver.
  4. Uzlaşma konuşmasının sonunda neden küçük bir kontrol tarihi konur?
  5. Hangi durumlarda tek başına çözmeye çalışmayıp uzman desteği almayı düşünmelisin?

Cevaplar

  1. Onarım, tartışmada zedelenen güveni ve saygıyı toparlamaktır. Uzlaşma ise konuda ortak bir çözüm bulmaktır. Konu çözülmese de ilişki onarılabilir.
  2. Çünkü bahane, özrün ağırlığını siler ve karşı tarafa suçlandığını hissettirir. Özür ile açıklamayı ayrı söylemek daha iyidir.
  3. İstek, kişinin söylediği çözümdür; ihtiyaç, onun arkasındaki nedendir. Örneğin hafta sonu bana kalsın bir istektir, dinlenmeye ihtiyacım var ise ihtiyaçtır.
  4. Çünkü anlaşmanın gerçekten işleyip işlemediği ancak biraz zaman geçince görülür. Kontrol, sorunu büyümeden düzeltmeyi sağlar.
  5. Aynı kavga aylarca tekrarlanıyorsa, biri korku ya da aşağılanma yaşıyorsa, uzun süre kötü hissediyorsan veya iş yerinde ısrarlı baskı varsa. Acil tehlikede 112 aranır.

Kapanış: 8 dersin özeti

Bu kursta zor insanlarla başa çıkmanın bir kişiyi değiştirmekle değil, kendi tepkini yönetmekle başladığını gördün. Sakin kalmayı, dinlemeyi, net ve saygılı konuşmayı, sınır koymayı ve son olarak onarmayı öğrendin. Her şeyi bir anda uygulamana gerek yok. Bu hafta yalnızca bir cümle, bir konuşma ve bir küçük anlaşma yeterli. Küçük ve tekrar eden adımlar, kalıcı alışkanlığa dönüşür. Kolay gelsin.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol