Net ve Saygılı Konuşmak: Sınır Koyma
Neden önemli?
Akşam yemeği hazırlıyorsun. Komşun kapıyı çalıyor ve "Yarın çocuklara bakar mısın, acil işim çıktı" diyor. Sen de yarın kendi işlerini yetiştirmeye çalışacaksın. Ağzından "tabii, olur" çıkıyor. Sonra bütün gece içinden kızıyorsun.
İş yerinde de benzer bir şey olur. Bir çalışan, mesai bitmeden önce "bunu bugün bitirir misin" diye rica edilir. Hayır diyemez, geç saate kadar kalır. Ertesi gün de aynı şey tekrar eder.
İki durumda da sorun aynı: sınırın var ama söylenmiyor. Söylenmeyen sınırı karşındaki göremez. Sen içinde biriktirirsin, sonra ya patlarsın ya da küser, uzaklaşırsın. Bu ders sana üçüncü bir yol gösterecek: net ve saygılı konuşmak.
Köprü: Önceki derslerde zor durumlarda sakin kalmayı ve karşındakini anlamayı çalıştın. Bu ders o temelin üzerine kurulur. Çünkü önce sakinleşip dinlemeden, sonra net konuşmak zor olur. Bir sonraki derste (5/8'den 6/8'e geçerken) daha da zor bir noktaya bakacaksın: sınırını söyledin ama karşı taraf itiraz etti ya da kızdı. Bugün o konuşmanın ilk, sağlam adımını öğreniyorsun.
Temel bilgi
İnsanlar zor bir şey söylerken genelde üç yoldan birini seçer. Bunları tabloda görelim.
| Tarz | Nasıl görünür? | Örnek cümle | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Pasif | Susar, kabul eder, içine atar | "Olur, ben hallederim." | İçte öfke birikir, ilişki yıpranır |
| Saldırgan | Suçlar, bağırır, alay eder | "Sen hiç düşünmüyorsun!" | Karşı taraf savunmaya geçer, konu kaybolur |
| Net ve saygılı | Kendi ihtiyacını açık söyler, karşıya da saygı gösterir | "Bugün yetiştiremem, yarın öğlene verebilirim." | Herkes ne olacağını bilir |
Ben dili nedir?
Ben dili, cümleyi karşındakinin kusuruyla değil, kendi yaşadığınla kurmaktır. "Sen dili" suçlar: "Sen hep geç geliyorsun." Ben dili durumu anlatır: "Toplantı başlarken herkes tam değilse ben zorlanıyorum."
Ben dilinin dört parçası vardır:
- Olay: Ne oldu? Sadece gördüğün, duyduğun şey. Yorum katma.
- Etki: Bu bende ne yarattı? (Zorlandım, yoruldum, endişelendim.)
- İhtiyaç veya istek: Ne olmasını istiyorum?
- Sınır: Olmazsa ben ne yapacağım? (Bu kısım her zaman gerekmez ama bazen şarttır.)
Sınır ile ceza aynı şey değil
Sınır, senin ne yapacağını söyler: "Ses yükseltilirse konuşmayı sonra sürdürürüm." Ceza ise karşıdakini değiştirmeye çalışır: "Bir daha benimle konuşma!" Sınır kontrol etmek için değil, kendini korumak içindir.
Hayır demenin saygılı hâli
Hayır demek kaba olmak demek değildir. Kısa, açık ve gerekçesi abartılmamış bir hayır yeterlidir. Uzun özürler ve uydurma bahaneler işi zorlaştırır. Çünkü karşı taraf bahaneyi çürütmeye çalışır.
Adım adım nasıl yapılır?
- Önce kendine sor: Benim sınırım ne? "Bu beni rahatsız ediyor" hissini fark et. Kendine şunu sor: Tam olarak neyi kabul edemiyorum? Belirsiz bir sınırı anlatamazsın.
- Zamanı ve yeri seç. Herkesin önünde, öfkeliyken ya da acele ederken konuşma. Mümkünse "Bir dakika müsait misin, seninle bir şey konuşmak istiyorum" diye başla.
- Olayı yorumsuz söyle. "Bu hafta üç akşam mesajla iş istedin" gibi. "Sen beni kullanıyorsun" gibi niyet okuma yapma. Niyeti bilemezsin.
- Etkiyi ben diliyle anlat. "Bu durumda dinlenemiyorum ve yorgun düşüyorum."
- Net isteğini veya sınırını söyle. "Akşam saat sekizden sonra iş mesajlarına ertesi gün bakacağım." Kısa ve tek anlamlı olsun.
- Bir karşılık ya da alternatif sun (uygunsa). "Sabah ilk iş bakabilirim." Bu, hayırın kapıyı kapatmadığını, sadece sınırı çizdiğini gösterir.
- Tekrar etmeye hazır ol. Karşı taraf hemen kabul etmeyebilir. Sakin sesle aynı cümleyi bir kez daha söylemek genelde yeterlidir. Uzun uzun açıklama yapma. Gerisini bir sonraki derste çalışacağız.
- Söylediğine uy. Sınır sadece cümle değil, davranıştır. Söyleyip sonra vazgeçersen karşı taraf bir dahaki sefer ciddiye almaz.
Hazır cümle kalıpları
- Hayır demek için: "Bunu yapamayacağım." / "Bu sefer olmaz, ama şu gün yardımcı olabilirim."
- Zaman istemek için: "Hemen cevap vermek istemiyorum. Akşama kadar düşünüp dönebilir miyim?"
- Saygısız bir tona karşı: "Bu şekilde konuşulursa devam edemem. Sakinleşince konuşalım."
- Aile içinde: "Seni seviyorum ve bu konuda farklı düşünüyorum. Kararı ben vereceğim."
Örnek
Bu örnek kurgusaldır. Bir çalışanın müdürü, akşamları ve hafta sonları sık sık mesaj atıyor ve hemen cevap bekliyor. Çalışan bir süre "olur" diyor, ama giderek yoruluyor ve içinden öfkelenmeye başlıyor.
Pasif cevap: "Tamam, hemen bakıyorum." (Her seferinde.)
Saldırgan cevap: "Bu ne biçim çalışma düzeni? Benim de hayatım var!"
Net ve saygılı cevap: Çalışan, sakin olduğu bir sabah müdürden beş dakika ister ve şöyle der:
"Geçen hafta üç akşam ve bir hafta sonu iş mesajı geldi. Bu durumda dinlenemiyorum ve ertesi gün verimim düşüyor. Mesai dışında gelen mesajlara ertesi sabah ilk iş cevap vermek istiyorum. Gerçekten acil bir durum olursa telefonla arayın, hemen bakarım."
Bu konuşmada olay, etki, istek ve alternatif var. Suçlama yok. Müdür kabul edebilir, pazarlık yapabilir ya da itiraz edebilir. Hangisi olursa olsun, çalışan ne istediğini net söylemiş olur.
Aile içinde de aynısı olur. Bir öğrenci, akrabaları her ziyaretlerinde ders programına karışıyor diyelim. Şöyle diyebilir: "Bana önem verdiğinizi biliyorum. Ama ders planımı ben yapıyorum ve bunu değiştirmeyeceğim. Nasıl gittiğini isterseniz akşam yemeğinde anlatırım."
Sık yapılan hatalar
- Çok uzun açıklama yapmak. Ne kadar çok gerekçe verirsen o kadar çok tartışma konusu açarsın. Bir sebep yeterlidir, hatta bazen sebep vermek zorunda bile değilsin.
- Ben dili gibi başlayıp suçlamak. "Ben şunu hissediyorum, çünkü sen çok bencilsin" ben dili değildir. Cümlenin ikinci yarısı suçlama olursa ilk yarı boşa gider.
- Özürle başlamak. "Kusura bakma ama... çok üzgünüm ama..." Bu, sınırının haklı olmadığını ima eder. Saygılı ol, ama özür dileme.
- Öfke patlayınca konuşmak. Öfkeyle söylenen doğru bir cümle bile kavgaya döner. Önce sakinleş, sonra konuş.
- Söyleyip sonra geri adım atmak. "Bir daha yapma" dedikten sonra her seferinde izin vermek, sınırı anlamsızlaştırır.
Bu hafta yapabileceğin 3 şey
- Bir sınır listesi yaz. Bu hafta seni rahatsız eden iki durumu kâğıda yaz ve her biri için "Kabul edemediğim şey tam olarak ne?" sorusunu bir cümleyle cevapla.
- Bir küçük hayır de. Risksiz bir yerde (örneğin ek bir rica, davet ya da küçük bir iş) kısa ve açık bir hayır söyle. Sonunda kaç kez gereksiz özür dilediğini say. Hedef: sıfır ya da bir.
- Bir ben cümlesi kur. Olay, etki ve isteği içeren tek bir cümleyi önce yazıp yüksek sesle prova et, sonra gerçek bir durumda kullan. Karşı tarafın tepkisini bir not defterine yaz.
Kendini sına
- Pasif, saldırgan ve net-saygılı tarz arasındaki temel fark nedir?
- Ben dilinin dört parçası nedir?
- "Sen hep geç kalıyorsun" cümlesini ben diline nasıl çevirirsin?
- Sınır ile ceza arasındaki fark nedir?
- Bir hayırı söylerken neden uzun açıklama yapmamak daha iyidir?
Cevaplar
- Pasif tarz kendi ihtiyacını söylemez, saldırgan tarz karşısındakini suçlar ya da sindirir. Net ve saygılı tarz ise kendi ihtiyacını açıkça söyler ve karşıdakine de saygı gösterir.
- Olay, etki, ihtiyaç veya istek ve (gerekiyorsa) sınır.
- Örneğin: "Toplantı saatinde herkes tam olmayınca ben zorlanıyorum. Toplantıyı zamanında başlatmayı istiyorum." Yani suçlama yerine olay, etki ve istek gelir.
- Sınır, senin ne yapacağını söyler ve seni korur. Ceza ise karşıdakini değiştirmeye ya da onu cezalandırmaya çalışır.
- Çünkü her gerekçe, karşı tarafın itiraz edebileceği yeni bir konu açar. Kısa ve açık bir hayır hem daha anlaşılır hem daha güçlüdür.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol