Günlük Yazmak: Kendine Dürüst Bir Defter
Tahmini süre: 12 dk
Giriş
Çoğumuz hayatımızda en az bir kez bir defter alıp ilk sayfasına büyük umutlarla bir tarih yazdık. İkinci haftada defter çekmecede kaldı. Günlük tutmak kulağa kolay gelir, ama düzenli ve dürüst bir günlük yazmak, yaratıcı yazarlığın en sabır isteyen ve en çok şey öğreten alıştırmalarından biridir. Bu dersin ana fikri şu: günlük, gününüzün kuru bir dökümü olmak zorunda değil; kendinizle yaptığınız, kimsenin onaylamasına gerek olmayan bir konuşmadır.
Önceki derste yazmayı bir iş gibi, düzenli bir uğraş olarak ele aldık. Bu derste o uğraşa bir de en rahat alanını veriyoruz: yalnızca size ait bir defter. Bir sonraki derste ise bu defterde biriken malzemenin daha kurgulu metinlere, yani öyküye ve anıya nasıl dönüşebileceğine bakacağız. Günlük, kursun geri kalanı için bir tür ham madde deposudur. Bugün yazdığınız üç satır, aylar sonra bir öykünün sahnesi olabilir.
Bilmen gerekenler
Derse girmeden önce birkaç kavramı ortak bir dile bağlayalım. Günlük konusunda en sık yapılan hata, her şeyi aynı torbaya atmaktır. Oysa kayıt tutmak ile günlük yazmak farklı işlerdir.
| Kavram | Kısaca anlamı | Günlükteki yeri |
|---|---|---|
| Kayıt | Ne olduğunu not etmek | Başlangıç noktası, ama yetmez |
| Yansıtma | Olanın size ne hissettirdiğini ve ne anlama geldiğini düşünmek | Günlüğü kayıttan ayıran asıl şey |
| Ayrıntı | Somut, duyularla yakalanan küçük gözlem | Günlüğü canlı kılar |
| Ses | Yazarın kendine özgü söyleyiş biçimi | Günlükte en rahat bulunur |
| Hitap | Günlüğün birine seslenmesi | Seçmeli bir oyun, güçlü bir araç |
Bir de şu ayrım önemli: özel günlük yalnızca yazanın okuması için tutulur, yayımlanan günlük ise sonradan okura açılmış bir metindir. Siz bu kursta birincisini yazacaksınız. Bunu bilmek sizi rahatlatmalı, çünkü kimseye kendinizi savunmak zorunda değilsiniz.
Anlatım
Günlük tutma geleneği çok eskidir ve tek bir yerde doğmuş sayılmaz. Gündelik olayları tarih sırasıyla kaydetme fikri pek çok kültürde ayrı ayrı belirmiştir. Japon edebiyatında 10. yüzyılda Ki no Tsurayuki'nin kaleme aldığı Tosa Günlüğü, günlük biçiminde yazılmış bir yolculuk anlatısı olarak bilinir. Yani günlük, daha en başından yalnızca kayıt değil, bir edebî biçim olarak da düşünülmüştür.
Batı'da en çok anılan örneklerden biri, 17. yüzyılda yaşamış İngiliz memur Samuel Pepys'in günlüğüdür. Pepys, 1660'lardaki yaklaşık on yıl boyunca Londra'daki gündelik hayatını, iş çevresini, yemeklerini, kıskançlıklarını ve şehre musallat olan felaketleri yazdı. Bu günlüğün değeri, yazarın kendini olduğundan iyi göstermeye çalışmamasından gelir. Yanlışlarını, zaaflarını da yazar. Bugün tarihçiler onu dönemin gündelik hayatını anlamak için kullanır; edebiyat okurları ise ses sahibi olduğu için okur.
Yirminci yüzyılda günlük, hem bir tanıklık hem bir iç dünya belgesi olarak öne çıktı. Anne Frank'in günlüğü, 12 Haziran 1942'de on üçüncü doğum gününde kendisine hediye edilen defterle başlar. Genç yazar, defterini bir arkadaşa seslenir gibi yazmayı seçmiştir. Franz Kafka'nın günlükleri ise, ölümünden sonra yayımlanan ve yazarın hem gündelik sıkıntılarını hem de yazı üzerine düşüncelerini barındıran bir defter olarak bilinir. Bu iki örnek, günlüğün çok farklı ruh hâllerine ve amaçlara hizmet edebileceğini gösterir.
Peki bir günlüğü neyin sıradan bir kayıttan ayırdığını nasıl söyleriz? Üç şey öne çıkar. Birincisi somut ayrıntıdır: “Bugün yorucuydu” demek yerine, hangi anın sizi yorduğunu, ellerinizin nerede durduğunu, hangi cümleyi duyunca içinizin sıkıldığını yazmak. İkincisi yansıtmadır: olayı yazdıktan sonra “Bu bana ne düşündürdü?” diye bir adım geri çekilmek. Üçüncüsü dürüstlüktür: kendinize bile yalan söylememek. Dürüstlük, her şeyi itiraf etmek anlamına gelmez; duymak istediğiniz şeyi değil, gerçekte hissettiğiniz şeyi yazmak demektir.
Düzen konusuna gelince, çoğu insan “her gün sayfalarca yazmalıyım” sanır ve bu yüzden bırakır. Oysa işe yarayan yöntem küçük başlamaktır. Her gün aynı saatte, aynı yerde, beş ya da on dakikalık bir süre ayırın. Süre dolunca durun, yarım cümle kalsa bile. Küçük ama sürekli bir alışkanlık, büyük ve düzensiz bir niyetten çok daha uzun yaşar. Kaçırdığınız bir günün acısını da sonraki sayfada çıkarmaya çalışmayın; günlük sizi cezalandıracağı bir yer değil, size geri dönebileceğiniz bir yerdir.
Yakın okuma / örnek
Pepys'in günlüğünde en çok bilinen bölümlerden biri, 1666 Eylülünde Londra'yı saran büyük yangınla ilgilidir. Kayıtlara göre yazar, yangın sürerken yalnızca olayı bildirmekle kalmaz; kendi eşyalarını nasıl kurtarmaya çalıştığını, hatta değerli yiyeceğini ve şarabını güvende olsun diye toprağa gömdüğünü de anlatır. Bir şehrin yıkıldığı sırada insanın aklında bu kadar kişisel, bu kadar sıradan bir telaşın olması hem biraz komiktir hem de çok insanidir.
Bu örnekten çıkarabileceğimiz ders şu: büyük olay, günlükte genellikle küçük ve somut bir ayrıntıyla canlanır. Tarih kitabı “yangın şehri yok etti” der; günlük, o gün birinin toprağa neyi gömdüğünü söyler. Okur ikinci cümleye inanır, çünkü orada gerçek bir insan vardır. Üstelik yazar kendini kahraman gibi göstermez; tutarsızlığını saklamaz. İşte günlüğü değerli kılan dürüstlük budur.
Kendi defterinize uyarlarsanız: bugün yaşadığınız bir olayı seçin, ama olayı değil, olayın içindeki küçük bir ayrıntıyı yazın. Otobüste yanınıza oturan kişinin elindeki poşet, mutfakta bir telefon görüşmesinden sonra kalan sessizlik, sabah camdan görünen ışığın rengi. Sonra bir cümleyle “Bunu neden fark ettim?” diye sorun. Cevap çoğu zaman günün asıl konusunu ortaya çıkarır.
Dört alıştırma
- On dakikalık serbest yazı: Saati kurun ve durmadan yazın. Silmeyin, düzeltmeyin. Yazacak şey bulamazsanız “yazacak şey bulamıyorum” diye yazın; bir süre sonra kalem kendi yolunu bulur.
- Üç ayrıntı kuralı: Günün sonunda üç somut ayrıntı yazın: bir görüntü, bir ses, bir koku ya da dokunuş.
- Çifte sayfa: Sayfayı ikiye bölün. Bir yanına ne olduğunu, öbür yanına ne hissettiğinizi yazın. İkisini karşılaştırmak yansıtmayı öğretir.
- Kitty yöntemi: Günlüğünüzü bir gün, hayalî bir okura ya da eski bir arkadaşa seslenerek yazın. Sesinizin nasıl değiştiğine bakın.
Sık karıştırılanlar
- Günlük ile takvim notu aynı şey değildir. “Toplantı vardı, akşam yemek yedim” bir kayıttır; günlük olması için hissi ve ayrıntıyı da taşımalıdır.
- Dürüst olmak, her şeyi ifşa etmek demek değildir. Dürüstlük, kendinize yalan söylememektir; neyi yazıp neyi yazmayacağınıza siz karar verirsiniz.
- Düzenli olmak, her gün uzun yazmak demek değildir. Kısa ama sürekli bir alışkanlık, uzun ama seyrek bir niyetten daha değerlidir.
- Güzel yazmaya çalışmak, dürüst yazmanın önünde engel olabilir. Günlükte üslup kaygısı sonra gelir; önce gerçek cümleyi bulun.
- Günlük ile anı aynı değildir. Günlük olayın içinden, o günün sıcaklığında yazılır; anı ise geçmişe dönüp, zamanın verdiği mesafeyle kurulur.
Kendini sına
- Kayıt ile yansıtma arasındaki fark nedir?
- Samuel Pepys'in günlüğü neden hem tarihçiler hem edebiyat okurları için değerlidir?
- Anne Frank günlüğünü nasıl bir üslupla yazmayı seçmiştir?
- Günlüğü canlı kılan “somut ayrıntı” için bir örnek veriniz.
- Düzenli günlük tutmak için neden küçük başlamak önerilir?
Cevaplar
- Kayıt, ne olduğunu not etmektir; yansıtma ise olanın size ne hissettirdiğini ve ne anlama geldiğini düşünmektir. Günlük ikincisiyle zenginleşir.
- Pepys, gündelik hayatı ve büyük olayları kendini güzel göstermeden, zaaflarıyla birlikte yazdığı için hem dönemin tanığı hem de sesi olan bir yazar olarak okunur.
- Anne Frank, günlüğünü bir arkadaşa, Kitty'ye seslenir gibi yazmayı seçmiştir; bu hitap onun içten bir ses bulmasına yardım eder.
- “Bugün yorucuydu” yerine “Akşam eve girdiğimde ayakkabılarımı çıkarmadan koltuğa oturdum” gibi duyulara ve davranışa dayalı bir cümle somut ayrıntıdır.
- Küçük bir alışkanlık sürdürülebilirdir; büyük ve zorlayıcı hedefler çabuk bırakmaya yol açar. Beş on dakikalık düzenli yazı, seyrek ve uzun yazıdan daha kalıcı sonuç verir.
Bir sonraki derste, bu defterde biriken ayrıntıları ve duyguları kurgulu metinlere taşımanın yollarına bakacağız. O zamana kadar defterinizi yanınızdan ayırmayın.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol
İpucu: ← ve → tuşlarıyla dersler arasında geçebilirsin.