Ayrılabilir Fiiller (Trennbare Verben)

Ders 6/8. Önceki derste Akkusativ'i öğrendin: erkek isimlerde der artikelinin den olduğunu gördün. Bu derste o bilgiyi kullanacaksın, çünkü ayrılabilir fiillerin çoğu bir Akkusativ nesnesiyle birlikte gelir. Bir sonraki derste (7/8) bu cümle bilgisiyle yön tarifi vermeyi öğreneceksin. Son derste (8/8) restoranda sipariş vereceksin.

Bu derste ne öğreneceksin?

  • Bu dersin sonunda aufstehen, einkaufen, anrufen gibi ayrılabilir fiilleri tanıyabileceksin.
  • Bu dersin sonunda önekin cümle sonuna gittiği çerçeve yapısıyla (Satzklammer) doğru cümle kurabileceksin.
  • Bu dersin sonunda günlük rutinini Almanca anlatabileceksin: Ich stehe um sieben Uhr auf.
  • Bu dersin sonunda ayrılabilir fiilleri Akkusativ nesnesiyle ve soru cümlesinde kullanabileceksin.

Kelimeler

AlmancaOkunuşuTürkçesi
aufstehen (ich stehe auf)aufştehen (ih ştehe auf)kalkmak, yataktan kalkmak
einkaufen (ich kaufe ein)aynkaufen (ih kaufe ayn)alışveriş yapmak
anrufen (ich rufe an)anrufen (ih rufe an)telefon etmek, aramak
anfangen (es fängt an)anfangen (es fengt an)başlamak
fernsehen (ich sehe fern)fernzeen (ih zee fern)televizyon izlemek
mitkommen (ich komme mit)mitkomen (ih kome mit)birlikte gelmek
aufmachen (ich mache auf)aufmahen (ih mahe auf)açmak
zumachen (ich mache zu)tsumahen (ih mahe tsu)kapatmak
abholen (ich hole ab)aphoolen (ih hoole ap)almaya gitmek (birini ya da bir şeyi)
einladen (ich lade ein)aynladen (ih lade ayn)davet etmek
ankommen (ich komme an)ankomen (ih kome an)varmak, ulaşmak
abfahren (der Zug fährt ab)apfaren (der tsuuk feert ap)(araçla) hareket etmek
der Wecker, die Weckerder vekırçalar saat
die Tür, die Türendi tüürkapı
das Fenster, die Fensterdas fenstırpencere
der Zug, die Zügeder tsuuktren
der Film, die Filmeder filmfilm
die Freundin, die Freundinnendi froyndinkız arkadaş, arkadaş (kadın)
der Supermarkt, die Supermärkteder zupırmarktsüpermarket
der Bahnhof, die Bahnhöfeder baanhooftren istasyonu, gar

Dil bilgisi / kalıp

1) Ayrılabilir fiil nedir? Bazı Almanca fiiller iki parçadan oluşur: bir ön ek (auf, ein, an, mit, zu, ab, fern...) ve bir ana fiil (stehen, kaufen, rufen...). Örneğin auf + stehen = aufstehen (kalkmak). Ana fiil çekimlenir, ön ek ise ayrılıp cümlenin sonuna gider.

2) Çerçeve yapısı (Satzklammer):

Özne + çekimli fiil (2. sırada) + diğer bilgiler + ÖN EK (en sonda)

Örnek: Ich stehe um sieben Uhr auf. Çekimli fiil ile ön ek, aradaki bilgileri bir çerçeve gibi sarar. Bu yüzden yapıya çerçeve denir.

3) Akkusativ nesnesi varsa: Özne + çekimli fiil + Akkusativ nesnesi + ön ek. Örnek: Ich rufe den Lehrer an. Hâl ekinin isme değil artikele geldiğini unutma: der Lehrer olan sözcük burada den Lehrer olur. Die Freundin ve das Fenster ise Akkusativ'de değişmez: Ich rufe die Freundin an. Ich mache das Fenster auf.

4) Soru cümlesi: Evet/hayır sorusunda çekimli fiil başa geçer, ön ek yine sona gider: Kommst du mit? Soru sözcüklü soruda fiil 2. sırada kalır: Wann fängt der Film an?

5) Başka bir sözcük başa geçerse: Cümleyi zaman bilgisiyle başlatırsan özne fiilin arkasına geçer, fiil yine 2. sırada kalır: Morgen rufe ich die Freundin an. Ön ek ise hep sonda kalır.

6) Yardımcı fiille (müssen, können, wollen): Yardımcı fiil 2. sırada çekimlenir, ana fiil sonda ve birleşik hâlde kalır. Ön ek ayrılmaz: Ich muss früh aufstehen. Kann ich das Fenster aufmachen?

7) Bazı fiillerde ünlü değişir: du/er/sie biçimlerinde fahren → fährt, anfangen → fängt an, einladen → lädt ein, fernsehen → sieht fern olur. Ön ek yine sonda kalır: Er sieht abends fern.

Türkçeyle fark: Türkçede fiil cümlenin sonundadır (Saat yedide kalkarım). Almancada çekimli fiil 2. sırada durur. Ayrılabilir fiilde ise sona yalnızca küçük bir parça, yani ön ek gider. Türkçedeki "fiil sonda" alışkanlığın burada işine yarar: cümleyi ön ekle bitirmek sana doğal gelecektir. Yalnızca çekimli parçayı unutmadan 2. sıraya koy.

Örnek cümleler

Ich stehe um sieben Uhr auf.

Ben saat yedide kalkarım.

Wir kaufen im Supermarkt ein.

Biz süpermarkette alışveriş yaparız.

Er ruft den Lehrer an.

O, öğretmeni arar. (der Lehrer → den Lehrer: artikel değişti.)

Ich rufe die Freundin an.

Ben kız arkadaşımı ararım.

Der Film fängt um acht Uhr an.

Film saat sekizde başlar.

Sie sieht abends fern.

O, akşamları televizyon izler.

Kommst du mit?

Sen de geliyor musun? (Sen de bizimle geliyor musun?)

Ich mache das Fenster auf.

Ben pencereyi açarım.

Mach bitte die Tür zu!

Lütfen kapıyı kapat!

Der Zug fährt um neun Uhr ab.

Tren saat dokuzda hareket eder.

Der Zug kommt um zehn Uhr an.

Tren saat onda varır.

Ich hole die Freundin am Bahnhof ab.

Kız arkadaşımı istasyondan almaya giderim.

Morgen lade ich die Freundin ein.

Yarın kız arkadaşımı davet ederim. (Zaman başta, fiil yine 2. sırada.)

Ich muss früh aufstehen.

Erken kalkmam gerekiyor. (Fiil birleşik kalır.)

Diyalog

Tom: Hallo Lena! Was machst du heute?

Merhaba Lena! Bugün ne yapıyorsun?

Lena: Zuerst stehe ich um sieben Uhr auf. Dann kaufe ich im Supermarkt ein.

Önce saat yedide kalkarım. Sonra süpermarkette alışveriş yaparım.

Tom: Ich kaufe auch ein. Kommst du mit?

Ben de alışveriş yapacağım. Sen de geliyor musun?

Lena: Gern! Aber zuerst rufe ich die Freundin an.

Olur! Ama önce kız arkadaşımı arayacağım.

Tom: Warum rufst du sie an?

Neden onu arıyorsun?

Lena: Heute Abend sehen wir einen Film. Ich lade sie ein.

Bu akşam bir film izleyeceğiz. Onu davet ediyorum.

Tom: Wann fängt der Film an?

Film ne zaman başlıyor?

Lena: Um acht Uhr. Ich hole die Freundin am Bahnhof ab.

Saat sekizde. Kız arkadaşımı istasyondan alacağım.

Tom: Prima! Ich mache das Fenster zu und komme.

Harika! Pencereyi kapatıp geliyorum.

Türklerin sık yaptığı hatalar

  • Fiili bütün olarak sona atmak. Yanlış: Ich um sieben Uhr aufstehe. → Doğru: Ich stehe um sieben Uhr auf. Çekimli parça 2. sırada olmalı, yalnızca ön ek sona gider.
  • Ayrılabilir fiili ayırmadan çekimlemek. Yanlış: Ich aufstehe früh. → Doğru: Ich stehe früh auf.
  • Ön eki nesnenin önüne koymak. Yanlış: Ich mache zu die Tür. → Doğru: Ich mache die Tür zu. Ön ek her zaman en sonda durur.
  • Akkusativ'de artikeli değiştirmemek. Yanlış: Ich rufe der Lehrer an. → Doğru: Ich rufe den Lehrer an. Hâl eki isme değil artikele gelir.
  • Zaman başta olunca özneyi yine 2. sıraya koymak. Yanlış: Morgen ich rufe die Freundin an. → Doğru: Morgen rufe ich die Freundin an.

Alıştırma

1) (Boşluk doldur) Ich ___ um sechs Uhr ___. (aufstehen)

2) (Boşluk doldur) Wir ___ im Supermarkt ___. (einkaufen)

3) (Artikel seç) Ich rufe ___ Lehrer an. (der / den / dem)

4) (Doğru şıkkı seç) Hangisi doğrudur? a) Der Film anfängt um acht Uhr. b) Der Film fängt um acht Uhr an. c) Der Film fängt an um acht Uhr.

5) (Çeviri) Ben pencereyi açarım.

6) (Çeviri) Yarın kız arkadaşımı ararım.

7) (Boşluk doldur) ___ du mit? (mitkommen)

8) (Doğru şıkkı seç) Ich muss früh ___. a) aufstehen b) stehen auf c) auf stehen

Cevap Anahtarı

  • 1) Ich stehe um sechs Uhr auf. (Ben saat altıda kalkarım.)
  • 2) Wir kaufen im Supermarkt ein. (Biz süpermarkette alışveriş yaparız.)
  • 3) den: Ich rufe den Lehrer an. (der Lehrer, Akkusativ'de den Lehrer olur.)
  • 4) b) Der Film fängt um acht Uhr an.
  • 5) Ich mache das Fenster auf.
  • 6) Morgen rufe ich die Freundin an.
  • 7) Kommst du mit? (Fiil başa geçer, mit sonda kalır.)
  • 8) a) aufstehen. (Yardımcı fiilden sonra ana fiil birleşik kalır.)

Telaffuz ipucu

  • ü (Tür, für): Türkçedeki ü gibi okunur. Dudaklarını yuvarla, i demeye çalışırken u biçimine getir. Tür ≈ "tüür". Ä de (fährt, fängt) uzun ve açık bir e gibi okunur.
  • z (zu, Zug): Almancada ts sesidir. Türkçedeki z gibi okuma. zumachen ≈ "tsumahen". st sözcük başında şt okunur: aufstehen ≈ "aufşteen".
  • ei ve au: ei "ay" okunur (einkaufen ≈ "aynkaufen"). au ise "av" ya da "ao" gibi değil, hızlı bir "a-u" gibi okunur (auf ≈ "auf"). Ön eklerin vurgusu ön ektedir: AUFstehen, EINkaufen, ANrufen.

Bu dersin artikelli kelimeleri

  • der Wecker (çoğul: die Wecker)
  • die Tür (çoğul: die Türen)
  • das Fenster (çoğul: die Fenster)
  • der Zug (çoğul: die Züge)
  • der Film (çoğul: die Filme)
  • die Freundin (çoğul: die Freundinnen)
  • der Supermarkt (çoğul: die Supermärkte)
  • der Bahnhof (çoğul: die Bahnhöfe)
  • der Lehrer (Akkusativ: den Lehrer)

Kısa özet: Ayrılabilir fiilde çekimli parça 2. sırada, ön ek ise en sonda durur. Akkusativ'de artikeli değiştirmeyi unutma. Bir sonraki derste bu çerçeve yapısını yön tarifi cümlelerinde de kullanacaksın.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol