Klasik Müzik Formları: Senfoni, Konçerto, Sonat ve Opera
Süre: yaklaşık 13 dk
Giriş
Bir senfoni dinlerken kaybolduğunu hiç hissettin mi? Yirmi otuz dakika süren bir müzik, önce sakin, sonra fırtınalı, sonra yine sakin... Nerede olduğunu bilmeyince insan yorulur. Oysa büyük klasik formlar, iyi kurulmuş bir roman ya da film gibi çalışır: girişi, çatışması, çözümü vardır. Formu tanıdığında müzik bir sis değil, gezilebilir bir şehir olur.
Bugün dört büyük formu tanıyacağız: senfoni, konçerto, sonat ve opera. Bu formlar bugün de konser salonlarında, film müziklerinde, hatta reklamlarda karşımıza çıkar. Önceki derslerde çalgıları ve orkestranın üyelerini tanıdıysan, şimdi bu çalgıların büyük bir yapıda nasıl bir araya geldiğini göreceksin. Sonraki derste ise Türk müziğinin kendi formlarına, yani peşreve, saz semaisine, şarkıya geçeceğiz. Böylece iki geleneği aynı kulakla karşılaştırabileceksin.
Bilmen gerekenler
Önce küçük bir sözlük çıkaralım. Bu kavramlar dört formun hepsinde işine yarayacak.
| Kavram | Kısaca ne demek? |
|---|---|
| Senfoni | Orkestra için yazılmış, genellikle dört bölümlü büyük eser |
| Konçerto | Bir solist (piyano, keman gibi) ile orkestranın karşılıklı çalıp yarıştığı eser; genellikle üç bölümlüdür |
| Sonat | Bir çalgı için ya da bir çalgı ile piyano için yazılmış, birkaç bölümlü eser |
| Sonat formu | Bir bölümün iç kuruluş planı: sunuş, gelişme, yeniden sunuş |
| Opera | Sahnede söylenen, oyunla birleşen, orkestra eşliğindeki müzikli tiyatro |
| Arya | Operada bir kişinin duygusunu uzun uzun anlattığı şarkı |
| Resitatif | Operada konuşmaya yakın söylenen, olayı ilerleten bölüm |
| Kadans | Konçertoda solistin orkestrasız, serbestçe gösteri yaptığı bölüm |
Küçük bir uyarı: sonat ve sonat formu aynı şey değildir. Sonat, bir eser türüdür. Sonat formu ise bir bölümün planıdır ve senfonide, konçertoda, sonatta hep karşımıza çıkar. Bunu ileride tekrar konuşacağız.
Anlatım
Hikâye 18. yüzyılın ikinci yarısında, Viyana çevresinde hız kazanır. Joseph Haydn, senfoniyi dört bölümlü, dengeli bir yapıya oturtan bestecilerin başında gelir. Bu yüzden ona çoğu zaman “senfoninin babası” denir. Bu bir sevgi sözüdür; senfoni tek bir kişinin icadı değildir. Mozart ve sonra Beethoven bu yapıyı hem derinleştirdi hem de büyüttü.
Tipik bir senfoninin dört bölümü şöyle sıralanır. Birinci bölüm hızlıdır ve çoğunlukla sonat formundadır; eserin asıl dramı burada kurulur. İkinci bölüm yavaştır, şarkı gibi ilerler, dinlenme ve duygu bölümüdür. Üçüncü bölüm dans havasındadır; erken dönemde menuet, Beethoven'den sonra sıklıkla scherzo (İtalyanca “şaka”) adını alır. Dördüncü bölüm final, yani hızlı ve sonuç bildiren kapanıştır. Bu plan bir kural değil, bir alışkanlıktır; besteciler onunla oynamayı sever.
Şimdi sonat formunu, yani birinci bölümün planını hikâyeye çevirelim. Sunuş bölümünde iki ana müzik fikri tanıtılır; genellikle biri sert ve hareketli, diğeri daha yumuşaktır. Gelişme bölümünde bu fikirler parçalanır, başka tonlara taşınır, çarpıştırılır; gerilim burada yükselir. Yeniden sunuş bölümünde fikirler eve döner, çatışma yatışır. Bir yolculuğa çıkan kahramanın eve dönüşünü düşün: aynı ev, ama sen artık farklı bir gözle bakıyorsun.
Konçerto ise bir konuşmadır, hatta bazen bir yarış. Solist tek kişidir, karşısında onlarca kişilik orkestra durur. Yine de eşitsiz bir mücadele değildir; besteci cümleyi bir yandan diğerine atar, biri söyler öbürü cevap verir. Barok dönemde Vivaldi ve Bach gibi bestecilerin konçertoları vardı; klasik dönemde Mozart ve Beethoven konçertoyu piyanonun ve kemanın büyük sahnesi haline getirdi. Kadansta orkestra susar, solist tek başına kalır. Bu an, seyirci için bir sirk gösterisi kadar heyecanlıdır.
Opera ise başka bir dünyadır. Çoğu kaynak, operanın 1600 dolaylarında İtalya'da, Floransa çevresinde doğduğunu söyler. Claudio Monteverdi'nin 1607 tarihli Orfeo'su ilk büyük başyapıtlardan sayılır. Opera; şarkıyı, orkestrayı, dekoru ve oyunu bir araya getirir. Olay resitatiflerle ilerler, duygu aryalarda derinleşir. Mozart'ın Figaro'nun Düğünü (1786) ve Sihirli Flüt (1791) adlı operaları, Verdi'nin La Traviata'sı (1853) bu türün en sevilen örnekleri arasındadır. Türkiye'nin ilk ulusal operalarından biri olarak anılan Özsoy'u ise Ahmed Adnan Saygun 1934'te bestelemiştir.
Yakın okuma / örnek
Beethoven'in 5. Senfoni'si (ilk kez 1808'de Viyana'da çalındı) yakından bakmak için harika bir örnektir. Eser, dört notalık bir motifle açılır: üç kısa nota, ardından uzun bir nota. Bu kadar. Sonat formunun sunuşunda bu küçük fikir hemen karşına çıkar. Gelişme bölümünde ise Beethoven onu parçalar, bir çalgı grubundan ötekine atar, durmadan yeniden kullanır. Yani bütün bir bölüm, tek bir kısa fikrin işlenmesiyle kurulur.
Şöyle dinle: Birinci bölümde önce motifi yakala. Sonra onu duyduğun her yeri say; hangi çalgı söylüyor, hızlanıyor mu, yükseliyor mu? Bölüm sonuna doğru, ilk temaların bir kez daha döndüğünü fark edeceksin; yeniden sunuşa geldin. İkinci bölümde ise müzik yumuşar. Dördüncü bölümde, üçüncü bölümden kesintisiz geçişle gelen final parlak bir zaferle açılır. Karanlıktan aydınlığa uzanan bu yol, senfoninin en ünlü dramatik çizgilerinden biridir. Yorumlar değişir; bazıları buna “mücadeleden zafere” diyor, bazıları müziği hikâyeye bağlamaya gerek olmadığını söylüyor. Sen kulağının söylediğini dinle.
Konçerto için ise kendi denemeni yap: herhangi bir piyano ya da keman konçertosunda solist girdiğinde orkestranın nasıl geri çekildiğine dikkat et. Bazen orkestra bir soru sorar, solist cevap verir. Bu diyalog, konçertoyu anlamanın anahtarıdır.
Sık karıştırılanlar
- Sonat ile sonat formu: Sonat bir eser türüdür; sonat formu bir bölümün planıdır. Senfoninin ilk bölümü de sonat formunda olabilir, ama senfoni sonat değildir.
- Senfoni ile orkestra: Orkestra çalan topluluktur, senfoni ise onun çaldığı eser türüdür. “Senfoni orkestrası” dendiğinde de topluluk kastedilir, eser değil.
- Konçerto ile senfoni: Konçertoda bir solist öne çıkar ve orkestrayla karşılıklı konuşur; senfonide böyle bir solist yoktur, orkestra bir bütündür.
- Uvertür ile opera: Uvertür, operanın başında çalınan orkestra girişidir; operanın tamamı değildir. Konser salonlarında tek başına da çalınır.
- Eserlerin lakapları: Beethoven'in “Ay Işığı” sonatı gibi adlar çoğu zaman besteciye ait değildir; sonradan yakıştırılmıştır. Besteci eseri yalnızca sonat olarak adlandırmıştır.
Kendini sına
- 1. Tipik bir senfoninin dört bölümü hız ve karakter bakımından nasıl sıralanır?
- 2. Sonat formunun üç kısmının adı nedir?
- 3. Konçertoda kadans nedir?
- 4. Operada arya ile resitatif arasındaki fark nedir?
- 5. Beethoven'in 5. Senfoni'sini açan motif kaç notadan oluşur ve nasıl bir kalıptır?
Cevaplar
- 1. Hızlı (çoğunlukla sonat formunda), yavaş ve şarkı gibi, dans havasında (menuet ya da scherzo), hızlı final.
- 2. Sunuş, gelişme ve yeniden sunuş.
- 3. Solistin orkestra susarken tek başına, serbestçe çaldığı gösteri bölümüdür.
- 4. Resitatif konuşmaya yakın söylenir ve olayı ilerletir; arya ise bir kişinin duygusunu uzun uzun anlattığı şarkıdır.
- 5. Dört nota; üç kısa nota ve ardından bir uzun nota.
Bir sonraki derste bu kulakla Türk müziğinin kendi büyük formlarına yaklaşacağız. Orada da girişi, gelişmesi ve kapanışı olan bir yapı bulacaksın; sadece plan farklı olacak.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol