Batı Klasik Müziğine Yolculuk: Barok'tan Romantik Döneme
Giriş
Bir radyoyu açtığınızı düşünün. Birkaç saniye içinde “Bu eski bir müzik” ya da “Bu daha çok bir film müziği gibi” diyebilirsiniz. Bu dersin amacı, o kaba sezgiyi biraz inceltmek: Batı klasik müziğinin üç büyük döneminin, yani Barok, Klasik ve Romantik dönemin, kulağa nasıl geldiğini ayırt etmeyi öğreneceğiz.
Bu konu bugün de önemli, çünkü dinlediğimiz pek çok şeyin kökü buradadır. Film müziklerinde duyduğumuz büyük orkestra sesi, piyano ezgileri, koro ve orkestrayla söylenen görkemli finaller bu üç dönemin mirasıdır. Önceki derslerde geliştirdiğimiz dikkatli dinleme alışkanlığını bu derste bir haritaya oturtacağız. Sonraki derste ise kulağımızı Türk müziğinin ses dünyasına çevireceğiz. Batı müziğinin ses dünyasını tanımak, o müziğin farkını duymamızı da kolaylaştıracak.
Bilmen gerekenler
Önce küçük bir sözlük. Dönem sınırları kesin çizgiler değildir. Tarihçiler yaklaşık yıllar verir ve kaynaklara göre birkaç yıl oynar. Aşağıdaki tarihleri “yaklaşık” diye okuyun.
| Dönem | Yaklaşık yıllar | Öne çıkan besteciler | Kulağa nasıl gelir? |
|---|---|---|---|
| Barok | 1600–1750 | Bach, Vivaldi, Handel | Süslü, hareketli, birbirine dolanan ezgiler; arkada sürekli bir eşlik |
| Klasik | 1750–1820 dolayları | Haydn, Mozart, Beethoven | Berrak, dengeli, düzenli cümleler |
| Romantik | 1820–1900 dolayları | Schubert, Chopin, Liszt, Brahms, Çaykovski | Duygu dolu, geniş dinamikli, büyük orkestralı |
- Basso continuo: Barok müziğin “temel taşı”. Bir bas çalgı (çello gibi) ile bir klavyeli çalgı (klavsen ya da org) sürekli alttan eşlik eder.
- Füg: Bir ezginin sırayla farklı seslerde tekrar tekrar girdiği, seslerin birbirini kovaladığı bir yazı biçimi.
- Senfoni: Orkestra için yazılmış, çoğunlukla dört bölümlü büyük eser.
- Sonat formu: Klasik dönemin en sevilen kuruluş planı. Ana fikirler tanıtılır, işlenir, sonra yeniden duyulur.
- Programlı müzik: Bir hikâyeyi, manzarayı ya da duyguyu anlatmayı amaçlayan müzik. Romantik dönemde çok sevildi.
- Rubato: Duygu için tempoyu hafifçe esnetmek. Romantik piyano çalışının belirgin özelliklerinden biridir.
Anlatım
Hikâyemiz Barok dönemde başlıyor. Bu çağın müziği kiliselerde, saraylarda ve opera salonlarında çalınırdı. Barok dinlerken en kolay fark edilen şey, altta durmadan yürüyen o düzenli eşliktir. Üstteki ezgiler ise süslenir, kıvrılır, birbirini kovalar. Johann Sebastian Bach (1685–1750) bu dünyanın en ünlü ustalarından biridir. Onun müziğinde birkaç ses aynı anda kendi yolunu çizer ve yine de ortaya düzenli bir bütün çıkar. Bunu bir sohbete benzetebilirsiniz: Herkes aynı anda konuşuyor ama kimse kimsenin lafını karıştırmıyor. Antonio Vivaldi (1678–1741) ise canlı, parlak keman konçertolarıyla tanınır. Georg Friedrich Händel (1685–1759) da koro ve orkestrayla yazdığı büyük oratoryolarla ünlüdür. Barokta ses şiddeti çoğunlukla basamak basamak değişir: Bir bölüm yüksek sesle çalınır, sonra birden hafifler.
Yaklaşık 1750’den sonra rüzgâr değişti. Besteciler daha sade, daha “konuşur gibi” ezgiler istedi. Klasik dönemin müziği, iyi kurulmuş bir cümle gibi dengelidir: Soru gibi bir cümle gelir, ardından cevap gibi bir cümle. Süslemeler azalır, ezgi öne çıkar ve eşlik geri çekilir. Bu dönemde senfoni orkestrası biçimlenir, yaylı dörtlü (iki keman, bir viyola, bir çello) çok sevilen bir kadro olur. Joseph Haydn (1732–1809) senfoninin ve yaylı dörtlünün gelişiminde büyük pay sahibidir. Mizahı da vardır: 94. Senfoni’nin “Sürpriz” adıyla anılması, yavaş bir bölümde beklenmedik biçimde patlayan gürültülü bir akordan gelir.
Wolfgang Amadeus Mozart (1756–1791) kısa ömrüne rağmen operadan piyano konçertolarına, senfonilerden oda müziğine pek çok türde eser bıraktı. Onun müziği çoğu zaman yalın görünür ama ince bir denge taşır. Ludwig van Beethoven (1770–1827) ise Klasik dönemin içinden yetişti, sonra o dönemin çerçevesini zorlayarak Romantik döneme kapı açtı. Eserlerinde daha büyük çelişkiler, daha güçlü vurgular ve daha uzun gelişmeler duyarız. 1808’de ilk kez çalınan Beşinci Senfoni’nin kısa, sert giriş motifi, bir fikrin baştan sona nasıl işlenebileceğini gösteren ünlü bir örnektir. Dokuzuncu Senfoni’nin finalinde ise solistler ve koro orkestraya katılır. Bu, senfoni anlayışı için büyük bir adımdı.
Romantik dönemde müziğin önceliği değişir: Artık en önemli şey duygunun kendisidir. Besteci kendi iç dünyasını, doğayı, aşkı, hüznü, hatta hayaletleri müzikle anlatmak ister. Orkestra büyür, sesin en kısıktan en gürüne uzanan aralığı genişler. Franz Schubert (1797–1828) şiirleri piyano eşliğinde şarkıya çevirdiği “lied”lerle ünlüdür. Frédéric Chopin (1810–1849) piyano için yazdığı gece ezgileri (noktürnler), valsler ve polonezlerle piyanonun şiirsel yanını ortaya koydu. Franz Liszt (1811–1886) parlak bir piyanist olarak, Hector Berlioz ise 1830’da duyurulan Fantastik Senfoni’siyle programlı müziğin tanınmış örneklerini verdi. Johannes Brahms (1833–1897) klasik biçimlere bağlı kalıp onları Romantik duyguyla doldurdu. Çaykovski (1840–1893) ise balelerdeki ve senfonilerdeki akılda kalan ezgileriyle bilinir.
Üç dönemi tek cümleyle özetlemek gerekirse: Barok “süslü ve devinimli”, Klasik “berrak ve dengeli”, Romantik “duygulu ve görkemli”dir. Bu üç sıfat, kulak eğitiminin ilk pusulasıdır.
Yakın okuma / örnek
Aynı ağırlıkta üç kısa örnek seçip yan yana dinlediğinizi düşünelim. Bilinen eserlerden gitmek en iyisi.
1) Vivaldi, Dört Mevsim. Bu keman konçertoları, mevsimleri anlatan sonelerle birlikte yayımlandı. Dinlerken şuna dikkat edin: Solo keman öne çıkar, orkestra ise düzenli bir ritimle ona eşlik eder. Ezgi bir kez girip kaybolmaz. Orkestra bir bölümü tekrar tekrar getirir, solist araya parlak süslü pasajlar serpiştirir. Bu tekrar eden ana bölüm Barok konçertonun tanıdık bir özelliğidir.
2) Mozart, Küçük Gece Müziği (K. 525). Girişteki ezgi, bir soru–cevap cümlesi gibi kurulur. Ezgi net, eşlik hafif, cümle uzunlukları dengelidir. Bu, Klasik dönemin berraklığını hissetmek için iyi bir örnektir.
3) Chopin, bir noktürn. Sol el yumuşak, dalgalı bir eşlik yapar; sağ el şarkı söyler gibi uzun bir ezgi taşır. Çalış esnektir: Bazı notalar biraz bekletilir, bazıları hızla geçilir. Bu esneklik rubatodur ve müziğe kişisel, neredeyse günlük tutar gibi bir sıcaklık verir.
Şimdi yorum zamanı. Vivaldi’de “düzen ve parlaklık”, Mozart’ta “denge ve açıklık”, Chopin’de “duygu ve esneklik” öne çıktı. Bu üç müziği aynı gün dinlerseniz, kulağınız kısa sürede farkı yakalar. Bir de köprü kuralım: Mozart’ın Piyano Sonatı No. 11’inin (K. 331) final bölümü “Alla turca”, yani “Türk tarzında” diye bilinir. Bu ad, o dönem Avrupa’sında moda olan mehter tarzı çalışın hatırlatılmasından gelir. Klasik dönem bestecileri Osmanlı askerî müziğinin ritmini ve tınısını kendi dillerine katmıştı. Yani Batı müziğinin salonlarında bile bizim ses dünyamızdan bir yankı vardır. Sonraki derste tam da bu yakınlığın öbür yüzüne, Türk müziğine bakacağız.
Sık karıştırılanlar
- “Klasik müzik” ile “Klasik dönem”: Günlük dilde “klasik müzik” Batı sanat müziğinin genel adıdır ve Barok, Romantik gibi dönemleri de kapsar. “Klasik dönem” ise yalnızca Haydn, Mozart ve Beethoven’ın yaşadığı dar dönemdir.
- Beethoven hangi dönemin bestecisi? Tek cevap yok. Yaşamının önemli bölümünde Klasik dönemin biçimleriyle çalıştı ama müziği Romantik dönemi hazırladı. Bu yüzden ikisi arasında bir köprü olarak anılır.
- Romantik = aşk müziği değildir. Buradaki “romantik”, duyguya, doğaya, hayale ve bireyin iç dünyasına verilen önemi anlatır. Her eser aşkı anlatmaz.
- Bach ile Barok’u aynı sanmak: Bach, Barok dönemin büyük bir ismi ama tek ismi değildir. Vivaldi ve Händel de aynı dönemin ustalarıdır.
- Dönem sınırları kesin değildir: Bir eser 1750’de yazıldı diye bir gecede “Klasik” olmaz. Dönemler iç içe geçer, tarihler yaklaşık verilir.
Kendini sına
- Barok müziğin altta sürekli çalan eşlik sistemine ne ad verilir?
- Haydn’ın “Sürpriz” Senfonisi neden bu adla anılır?
- Klasik dönem müziğini tek sıfatla anlatmak isteseniz hangi sıfatı seçerdiniz ve neden?
- Beethoven neden iki dönem arasında bir köprü sayılır?
- Mozart’ın “Alla turca” bölümü bize hangi kültürel etkileşimi gösterir?
Cevaplar
- Basso continuo. Genellikle bir bas çalgı (çello gibi) ile bir klavyeli çalgı (klavsen ya da org) birlikte çalar.
- Yavaş bir bölümde beklenmedik biçimde gelen gürültülü bir akordan dolayı. Bu ani vuruş dinleyiciyi şaşırtır.
- “Berrak” ya da “dengeli” gibi bir sıfat uygundur. Çünkü ezgiler net, cümleler düzenli, eşlik ise hafiftir.
- Klasik dönemin biçimleriyle eser verdi ama müziğine daha güçlü duygu, daha büyük çelişki ve genişlik kattı. Bu özellikler Romantik dönemi hazırladı.
- Osmanlı askerî müziğinin (mehter) Avrupa’daki etkisini. O dönemin besteciler, bu tarzın ritmini ve tınısını kendi eserlerine yansıttı.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol