Felsefe Nedir? Merak, Şüphe ve Soru Sorma Sanatı
Hoş geldin! Sekiz derslik bu yolculukta Sokrates'ten günümüze büyük soruların peşine düşeceğiz. Önceden bir şey bilmen gerekmiyor; yalnızca merak yeter. Bu ders yaklaşık 10 dk sürer.
Giriş
Hiç “Ben neden buradayım?”, “Doğru ile yanlışı kim belirler?” ya da “Gördüğüm dünya gerçekten olduğu gibi mi?” diye düşündün mü? Düşündüysen felsefeye zaten bir adım atmışsın demektir. Felsefe, uzak bir kütüphanede tozlanan kalın kitaplardan ibaret değil. Bir insanın hayatı boyunca kendine sorabileceği en temel soruları, dikkatle ve dürüstçe sormanın adıdır.
Bu ders neden önemli? Çünkü bugün de aynı soruların içindeyiz. Yapay zekâ düşünebilir mi? Özgürlük nerede biter? Haber diye okuduğumuza neden inanırız? Bunların hepsi, iki bin beş yüz yıl önce sorulmaya başlanan soruların yeni kılıkları. Bu derste felsefenin ne demek olduğunu, nasıl doğduğunu, diğer alanlardan farkını ve iyi bir felsefi sorunun nasıl sorulduğunu öğreneceğiz.
Bilmen gerekenler
Önce birkaç temel kavram ve isimle tanışalım.
| Kavram / Kişi | Kısaca anlamı |
|---|---|
| Felsefe | Yunanca philosophia sözcüğünden gelir: philein (sevmek) ve sophia (bilgelik). Yani “bilgelik sevgisi”. |
| Mitos | Dünyayı tanrıların ve efsanelerin hikâyeleriyle açıklayan anlatı. |
| Logos | Akıl, söz, akla dayalı açıklama. Felsefe, açıklamayı mitostan logosa taşır. |
| Thales | Milletos'lu (Miletos) düşünür, MÖ 6. yüzyıl. Genellikle ilk filozof sayılır. |
| Sokrates | Atinalı filozof (yaklaşık MÖ 470–399). Soru sorarak düşündürme yöntemiyle tanınır. |
| Şüphe | Bir bilgiyi hemen kabul etmeyip sınamak. İnkâr değildir, incelemenin başlangıcıdır. |
Bir de şu ayrıma dikkat et: felsefe bir bilgi yığını olmaktan çok bir düşünme biçimidir. Yani “filozoflar ne demiş?” sorusu kadar, “ben bunu nasıl temellendirebilirim?” sorusu da felsefenin parçasıdır.
Anlatım
Felsefenin hikâyesi, insanlığın “şaşırma” yeteneğiyle başlar. Hem Platon hem Aristoteles, felsefenin şaşkınlıktan, yani hayretten doğduğunu söyler. Gökyüzüne bakıp “Bu ne, neden böyle?” diye şaşırmak, cevabı hazır bir hikâyeyle geçiştirmemek, işin ilk adımıdır. Bir çocuğun “neden?” diye diye büyükleri bunaltması aslında minik bir felsefe egzersizidir.
Bilinen tarihte bu adım, Ege kıyısındaki Yunan kentlerinde, özellikle Milletos'ta atıldı; zaman olarak MÖ 6. yüzyıldan söz ediyoruz. Daha önce insanlar dünyayı çoğunlukla mitlerle açıklıyordu: Deprem, tanrının öfkesiydi; şimşek, tanrının silahıydı. Thales ise bir soru sordu: Her şeyin ortak bir aslı olabilir mi? Ona göre bu asıl sudur. Bugün bu cevap bize ilkel gelebilir. Ama önemli olan cevabın kendisinden çok yöntemdir: Açıklamayı tanrısal bir hikâyeye değil, doğanın kendisine bakarak ve akılla aramak. Thales'in öğrencisi ve çağdaşı düşünürler, örneğin Anaksimandros ile Anaksimenes de aynı soruya başka cevaplar verdi. Yani görüşler tartışılıyordu; bu da felsefenin önemli bir özelliğidir.
Thales hakkında bir anekdot da anlatılır: Gökyüzünü izlerken kuyuya düşmüş, yanındaki bir hizmetçi kız da ona gülmüş. Bu hikâyeyi bize Platon aktarır. Gerçekte olup olmadığını bilemeyiz; ama filozofun gündelik işlerden kopuk görülmesi fikri o günden bugüne şakalara konu olmuştur.
Felsefeyi bugün bildiğimiz kimliğe kavuşturan isimlerden biri Sokrates'tir. Kendisi hiçbir şey yazmadı. Onu, öğrencisi Platon'un diyaloglarından ve başka çağdaşlarından tanırız; bu yüzden gerçek Sokrates ile Platon'un anlattığı Sokrates'i ayırmak tarihçiler için hâlâ tartışmalı bir konudur. Bize aktarılan portrede Sokrates, Atina'nın sokaklarında ve pazar yerinde insanlara soru sorar: “Adalet nedir?”, “Cesaret nedir?” Karşısındakinin verdiği cevapları birlikte inceler, çelişkileri ortaya çıkarır. Kendisi de bilgisizliğini kabul ederdi. Platon'un aktardığı savunmasında şu dikkat çekici cümle geçer: “Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez.”
Zamanla felsefe çok geniş bir çatıya dönüştü. Uzun süre doğa bilimleri de felsefenin içindeydi; örneğin Newton, ünlü kitabına 1687'de “Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri” adını vermişti. Bilimler yöntem ve deney bakımından olgunlaştıkça kendi yollarını çizdi. Felsefe ise bilimlerin cevaplayamadığı ya da bilimlerin dayandığı temel soruları incelemeye devam etti: Bilgi nedir? Varlık nedir? İyi nedir? Güzel nedir? Bilimlerle rekabet halinde değil, onlarla konuşan bir yol arkadaşı olarak.
Yakın okuma / örnek
Sokrates'in yöntemini somut görmek için Platon'un Devlet adlı eserinin ilk bölümüne bakalım. Diyalogda “adalet nedir?” sorusu ortaya atılır. Konuşanlardan biri, adaleti “borcunu ödemek ve doğruyu söylemek” gibi bir şeye bağlar. Sokrates hemen bir örnek sorar: Bir arkadaşın sana silahını emanet etti; sonra aklını yitirdi ve silahı geri istiyor. Borcunu ödemek burada adil mi? İnsanlar bu noktada tanımın yetmediğini fark eder. Sonra “dostlarına iyilik, düşmanlarına kötülük” fikri gelir. Sokrates yine sorar: Dost sandığımız kişi kötü biri çıkarsa? Ve adil bir insan, herhangi birine bilerek zarar vermeyi seçer mi?
Bu örnek bize üç şey gösterir. Birincisi, felsefede önce tanım sorulur: Ne hakkında konuştuğumuzu netleştirmeden ilerleyemeyiz. İkincisi, tanımlar karşı örneklerle sınanır. Üçüncüsü, sonuç her zaman kesin bir cevap olmayabilir; bazen kazanç, sorunun daha iyi anlaşılmasıdır. Bugün de bir tartışmada “Sen tam olarak neyi kastediyorsun?” diye sormak, aynı geleneğin küçük bir devamıdır.
İyi bir felsefi soru nasıl olur? Şu ölçütler işe yarar:
- Açık olmalı: Kelimeleri belirsiz bırakmayan bir soru.
- Derin olmalı: “Evet” ya da “hayır”la bitmeyen, arkasında başka soruları da barındıran.
- Gerekçe istemeli: Cevap yalnızca “bence”yle değil, “çünkü”yle gelmeli.
- Kendine dönebilmeli: Kendi varsayımlarımızı da sorgulamaya açık olmalı.
Şüphe konusunda da bir örnek verelim: Yeniçağ düşünürü Descartes, kesin bilgiye ulaşmak için her şeyden şüphe etmeyi bir yöntem yaptı. Bunu kötümserlik için değil, sağlam bir temel bulmak için yaptı. Sonunda “düşünüyorum, öyleyse varım” sonucuna vardı. Şüphe, burada yıkıcı değil, inşa edici bir araçtır.
Sık karıştırılanlar
- Felsefe ile din aynı şey değildir. Din genellikle bir inanç ve ibadet sistemidir; felsefe ise akılla sorgulama yoludur. Bazı filozoflar dindardır, bazıları değildir; ikisi birbirini dışlamaz ama aynı şey de değildir.
- “Herkesin fikri kendine” felsefe demek değildir. Felsefede fikirler gerekçelendirilir, karşı argümanlarla sınanır. Görüş beyan etmek başka, görüşü savunmak başka.
- Şüphe etmek her şeyi reddetmek demek değildir. Şüphe, sorarak sağlamlaştırmadır; sürekli “hiçbir şey doğru değil” demek de bir kesinlik iddiasıdır ve o da sorgulanabilir.
- Sokrates bir kitap yazmadı. Onu bize Platon, Ksenophon gibi çağdaşlar tanıttı. “Sokrates şunu yazdı” demek yanlıştır.
- Felsefe bilime karşı değildir. Tarihsel olarak bilimlerin doğduğu zemindir ve bugün de bilimin varsayımlarını ve sınırlarını tartışır.
Kendini sına
- “Felsefe” sözcüğü hangi dilden gelir ve ne anlama gelir?
- Mitos ile logos arasındaki fark nedir?
- Thales'in felsefe tarihindeki yeri neden önemlidir? Cevabı sudan çok yöntem üzerinden açıkla.
- Sokrates'in soru sorma yöntemi ne işe yarar? Bir örnek ver.
- Descartes'ın şüphesi neden “inşa edici” sayılır?
Cevaplar
- Eski Yunancadan gelir; philein (sevmek) ve sophia (bilgelik) sözcüklerinden oluşur, “bilgelik sevgisi” demektir.
- Mitos, dünyayı tanrıların ve efsanelerin hikâyeleriyle açıklar. Logos ise akla, söze ve gerekçeye dayalı açıklamadır. Felsefe, açıklamayı mitostan logosa taşır.
- Thales, dünyanın ortak bir aslı olup olmadığını sordu ve cevabı doğanın içinde, akılla aradı. Onun “her şey sudur” cevabı bugün için ikinci plandadır; önemli olan açıklama arayışının mitten akla kaymasıdır.
- Sokrates, soru sorarak karşısındakinin tanımlarındaki çelişkileri görünür hale getirir. Örneğin “adalet borcu ödemektir” denince, aklını yitirmiş bir dosta silahını geri vermenin adil olup olmadığını sorar ve tanımın yetersizliğini ortaya çıkarır.
- Çünkü Descartes şüpheyi her şeyi yıkmak için değil, şüphe edilemeyecek sağlam bir temele ulaşmak için kullandı. Şüphe, onun için bir araçtı; vardığı sonuç “düşünüyorum, öyleyse varım” oldu.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol