🗣️ YDS / YÖKDİL İngilizce — Vocabulary (Kelime Bilgisi)
21 soru · her soruda ipucu ve çözüm · üyelik istemez
📝 Vocabulary (Kelime Bilgisi) testleri
Her test sabittir: aynı seviyeyi yeniden açtığında aynı sorular gelir, ilerlemeni kıyaslayabilirsin. 6 kolay, 9 orta, 4 zor soru.
📚 Vocabulary (Kelime Bilgisi) konu anlatımı
- Temel bilgiler
- Çözümlü örnek 1
- Çözümlü örnek 2
- Sık yapılan hatalar
- Sınavda nasıl sorulur?
Vocabulary, yani kelime bilgisi, bir kelimenin anlamını, yakın anlamlısını ve hangi sözcüklerle birlikte kullanıldığını bilmektir. Yabancı dil sınavında en çok soru bu alandan gelir. Üstelik okuma parçası sorularının da çoğu kelimeyi bilmeye dayanır. Kelime dağarcığı geniş olan öğrenci, hem boşluk doldurma hem eş anlam hem de paragraf sorularında zaman kazanır.
Temel bilgiler
- Eş anlamlılar (synonyms): Anlamı yakın kelimeler aynı değildir, ama sınav sorusunda genellikle birbirinin yerine geçer. Örnek: *mitigate = alleviate, lessen* (hafifletmek).
- Zıt anlamlılar (antonyms): Zıt yönlü kelimeler özellikle bağlaçlı cümlelerde işe yarar. Örnek: *scarce* (kıt) ↔ *abundant* (bol).
- Bağlamdan anlam çıkarma: Bilmediğin kelimeyi çevresindeki ipuçlarından tahmin edersin. *Although, however, whereas, despite* karşıtlık; *because, therefore, so* neden-sonuç bildirir. Örnek: *The plan was feasible, so they adopted it.* (*feasible* = uygulanabilir)
- Kalıplaşmış birliktelikler (collocations): Bazı kelimeler yalnız belirli kelimelerle kullanılır. Örnek: *make a decision*, *reach a conclusion*, *draw attention to*, *heavy rain*.
- Deyimsel fiiller (phrasal verbs): Fiil ile edat birleşince anlam değişir. Örnek: *carry out* (yürütmek), *put off* (ertelemek), *come up with* (bulmak, önermek), *turn down* (reddetmek).
- Kelime türetme: Ek, kelimenin türünü ve anlamını değiştirir. Örnek: *employ → employment, employer, unemployed*. *un-, in-, im-, dis-* çoğunlukla olumsuzluk verir.
- Birbirine benzeyen kelimeler: Yazılışı yakın, anlamı farklı olanlara dikkat et. Örnek: *affect* (etkilemek, fiil) ve *effect* (etki, isim); *economic* (ekonomik) ve *economical* (tutumlu).
- Akademik kelimeler: Bu sınav akademik metinlerden beslenir. *Significant, approach, evidence, assume, issue, outcome* gibi kelimeler sık çıkar.
Çözümlü örnek 1
Soru: In the sentence "The new regulation is expected to mitigate the effects of inflation on low-income families," which word or phrase could replace "mitigate" without changing the meaning?
- Önce cümlenin anlamına bak: yeni bir düzenleme, enflasyonun düşük gelirli ailelere etkisi üzerinde bir şey yapıyor.
- Düzenlemeler genelde olumsuz bir durumu iyileştirmek için çıkar. Yani *mitigate* olumsuz etkiyi azaltmak olmalı.
- *Mitigate* kelimesi "hafifletmek, şiddetini azaltmak" demektir. Yakın anlamlıları *alleviate, reduce, lessen*.
- *Worsen* ya da *ignore* gibi kelimeler cümleyi anlamsızlaştırır.
- Denetim: "The regulation is expected to alleviate the effects of inflation" cümlesi mantıklı, anlam korunuyor. Cevap *alleviate* (ya da *lessen*).
Çözümlü örnek 2
Soru: Complete the sentence with the most suitable word: "Although the first results seemed ______, later experiments showed that the drug had serious side effects."
- *Although* karşıtlık bildirir. Cümlenin ikinci yarısı olumsuz, yani ilk yarı olumlu olmalı.
- Boşluğa "umut verici, olumlu" anlamlı bir sıfat gelmeli.
- Bu anlama uyan kelimeler: *promising, encouraging, satisfactory*.
- Olumsuz anlamlı bir kelime (*disappointing*) koyarsak "Although" mantıksız olur, çünkü karşıtlık kalmaz.
- Denetim: "Although the first results seemed promising, later experiments showed serious side effects" (İlk sonuçlar umut verici görünse de...) doğal ve tutarlı. Cevap *promising*.
Sık yapılan hatalar
- Hata: Kelimenin ilk bildiğin anlamını her cümleye uygulamak. Doğrusu: Çok anlamlı kelimelerde cümleye bak. *Issue* bazen "sayı, dergi", çoğu akademik metinde "konu, sorun" demektir.
- Hata: Sadece Türkçe karşılığını ezberlemek. Doğrusu: Kelimeyi örnek cümleyle ve yanında kullanıldığı kelimelerle öğren.
- Hata: Karşıtlık bağlacını (*although, whereas, despite*) gözden kaçırmak. Doğrusu: Bağlaca bak, yönü belirle, sonra kelimeyi seç.
- Hata: Phrasal verb'ün anlamını parçalarından tahmin etmek. Doğrusu: *Put off* "koymak" değil "ertelemek" demektir. Bunları bütün olarak öğren.
- Hata: Kelimenin türünü hesaba katmamak. Doğrusu: Boşluk isim mi, sıfat mı, fiil mi, önce buna karar ver.
Sınavda nasıl sorulur?
- Boşluk doldurma: Cümlede bir ya da iki boşluk olur. Önce bağlaçlara ve ipuçlarına bak, sonra anlam ve kelime türü uyumunu denetle.
- Eş anlam / anlamca yakın kelime: Altı çizili kelimenin yerine geçebilecek kelime sorulur. Kelimeyi cümleye koyup anlamı korunuyor mu diye dene.
- Okuma parçasında kelime: Parçadaki bir kelimenin bağlamdaki anlamı sorulur. Kelimenin ilk anlamı değil, o cümledeki anlamı gerekir.
- Phrasal verb ve collocation: Boşluğa uygun fiil ya da edat seçtirilir. Bunlar ezber işidir, bilen hemen çözer.
- Süre: Kelime sorusuna ortalama 40-60 saniye ayır. Hemen bilmiyorsan işaretle, ilerle, sonra dön. Bir sorun yüzünden diğer soruların zamanını yeme.
Bu anlatım yapay zekâ desteğiyle hazırlandı ve otomatik biçim denetiminden geçti; her satırı bir uzman okumadı. Yanlış ya da eskimiş bir bilgi görürsen bize yaz, düzeltelim.
🔎 Çözümlü örnek sorular
A) squandering
B) accumulating
C) allocating
D) safeguarding
E) auditing
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: A
🧭 Bu soru neyi ölçüyor? Bu tür sorularda kamu parasının bitmeyen bir projeye harcanması, kaynakların yanlış ve savurgan kullanımı anlamına gelir. Fiilin 'savurmak, boşa harcamak' çağrışımı taşıyıp taşımadığına bak; 'biriktirmek' ya da 'korumak' gibi anlamlar yanlıştır.
💡 Çözüm Milyonların tamamlanmayan stadyuma harcanması kaynakların boşa harcanmasıdır; 'squandering' (savurmak, israf etmek) doğru cevaptır. 'safeguarding' (korumak), 'accumulating' (biriktirmek), 'allocating' (tahsis etmek; olumsuz suçlama anlamı taşımaz) ve 'auditing' (denetlemek) suçlamanın içeriğine uymaz.
A) indifferent
B) receptive
C) sympathetic
D) sensitive
E) vulnerable
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: A
🧭 Bu soru neyi ölçüyor? 'Far from being ...' kalıbı 'hiç de ... değil, tam tersi' anlamı verir. Cümlenin devamı toplumun mültecilere yardım ettiğini gösterdiğinden, boşluğa bu davranışın tersini ifade eden sıfat gelmelidir; 'to' edatıyla kullanım da ipucudur.
💡 Çözüm 'Far from being' tam tersini vurgular: topluluk yardım ettiğine göre mültecilerin durumuna 'indifferent' (ilgisiz, kayıtsız) değildir. 'sympathetic' (anlayışlı), 'receptive' (açık) ve 'sensitive' (duyarlı) olumlu anlamlı olup 'far from being' ile çelişir; 'vulnerable to' ise mültecilerin durumuyla ilgili bir topluluk tutumunu anlatmaz.
YDS / YÖKDİL İngilizce konuları
Sorular ÖSYM çıkmış soruları değildir; sınavın konu dağılımı ve tarzı örnek alınarak özgün hazırlanmıştır. ← YDS / YÖKDİL ana sayfası