Işık ve Gölge: Değer Skalası ve Tarama Teknikleri
Tahmini süre: 14 dk
Giriş
Bir çizimi düz bir çizgi karalamasından ayıran şey çoğu zaman çizgilerin kendisi değil, ışıkla gölgenin birlikte kurduğu denge olur. Bir elmanın ya da bardağın kâğıtta "yuvarlak" görünmesini sağlayan şey, ışığa dönük yüzün açık, ışıktan uzak yüzün koyu olmasıdır. Bu derste kalemin tonlarını tanıyacak, açıktan koyuya giden bir değer skalası hazırlayacak ve bu tonları üç temel teknikle elde etmeyi deneyeceksin.
Köprü kuralım: önceki derslerde kalemi tutmayı, çizgiyle ve temel biçimlerle çalışmayı öğrendin. Şimdiye kadar biçimleri daha çok çizgiyle, yani dış hatlarıyla gösterdin. Bu derste o biçimlere hacim kazandırıyorsun. Sonraki derslerde ise hacimli biçimleri uzayda doğru yerleştirmeyi, yani perspektifi çalışacaksın. Işık ve gölgeyi öğrenmeden perspektife geçmek eksik kalırdı, çünkü derinlik hissini hem çizgiler hem de tonlar birlikte verir.
Bu bilgi sadece çizimde değil, fotoğrafta, sinemada, hatta bir odanın aydınlatmasına bakışında da işine yarar. Bir kez fark edince etrafındaki her nesnede ışığın nereden geldiğini görmeye başlarsın.
Bilmen gerekenler
Önce küçük bir sözlük çıkaralım. Aşağıdaki kavramlar bu dersin ve sonraki derslerin temelidir.
| Kavram | Ne demek? | Akılda kalacak ipucu |
|---|---|---|
| Değer (ton) | Bir rengin ya da gri tonun açıklık-koyuluk derecesi | Renk değil, parlaklık sorusu |
| Değer skalası | Beyazdan siyaha kademeli sıralanmış ton basamakları | Bir ton merdiveni |
| Işık vurgusu | Nesnenin ışığı en çok alan, en açık noktası | Çoğu zaman kâğıdın beyazı bırakılır |
| Ara ton | Işıkla gölge arasındaki orta bölge | Yumuşak geçişin yaşandığı yer |
| Form gölgesi | Nesnenin ışıktan dönük yüzündeki koyu bölge | Nesnenin kendi üzerindeki gölge |
| Düşen gölge | Nesnenin zemine ya da yakındaki yüzeye bıraktığı gölge | Nesneyi zemine oturtur |
| Yansıyan ışık | Zeminden ya da çevreden nesnenin gölgeli yüzüne dönen hafif aydınlık | Gölgeyi tam siyah yapma |
Kalem derecelerini de hatırla: H harfli kalemler sert ve açık iz bırakır, B harfli kalemler yumuşak ve koyu iz bırakır, HB ortadadır. Sayı büyüdükçe özellik belirginleşir; 4B, 2B'den daha yumuşak ve koyudur. Başlangıç için HB, 2B ve 4B yeterli bir üçlüdür.
Anlatım
Sanat tarihinde ışık ve gölge hep büyük bir mesele olmuştur. İtalyanca "açık-koyu" anlamına gelen chiaroscuro terimi, tonların kontrastıyla hacim yaratma anlayışını anlatır. Leonardo da Vinci'nin tonları sert sınırlar olmadan, duman gibi eriterek geçirdiği yumuşak anlatımına ise sfumato denir. Caravaggio da güçlü ışık-gölge karşıtlığıyla tanınan ressamlardandır. Yani bugün senin yapacağın alıştırma, yüzyıllardır süren bir bakış biçiminin ilk basamağıdır.
Her şey değer skalasıyla başlar. Kâğıdına yan yana, aynı boyutta beş ile dokuz arasında kutu çiz. Başlangıç için yedi kutu yeterlidir. Soldaki kutuyu boş bırak: bu senin en açık tonun, kâğıdın kendi beyazıdır. Sağdaki kutuyu kalemin verebildiği en koyu tona getir. Aradaki kutuları eşit adımlarla koyulaştır. Burada zor olan kısım, komşu iki kutunun birbirinden eşit farkla ayrılmasıdır; gözünü kısarak bakmak (hafifçe kısık gözle bakınca ayrıntılar silinir, ton farkları öne çıkar) bu farkı görmeni kolaylaştırır. Başlangıçta ilk birkaç kutunun hepsi aynı görünüyorsa üzülme; bu çok yaygındır ve tekrarla düzelir.
Tonu elde etmenin ilk yolu paralel taramadır. Aynı yöne giden, birbirine yakın çizgilerden oluşur. Çizgiler birbirine ne kadar yakınsa ve kalemi ne kadar bastırırsan alan o kadar koyu görünür. Çizgilerin aralığını açarsan kâğıdın beyazı araya girer ve ton açılır. İpucu: bileğini sabit tutup dirsek ve omuzdan hareket edersen çizgilerin daha düzgün ve eşit çıkar. Kalemin ucunu sık sık çevirmek de çizgi kalınlığını dengede tutar.
İkinci yol çapraz taramadır. Paralel çizgilerin üzerine, farklı bir açıyla ikinci bir kat çizgi eklersin. Üçüncü kat da koymak mümkündür. Her yeni kat tonu koyulaştırır ve dokuyu zenginleştirir. Burada dikkat edilecek nokta, çizgilerin açısını rastgele değil, nesnenin yüzeyini izleyecek biçimde seçmektir; silindirik bir nesnede çizgiler yuvarlaklığı izleyen hafif kavisli olabilir. Böylece taramalar sadece koyuluk değil, form bilgisi de taşır.
Üçüncü yol yumuşak geçiştir. Önce kalemle hafif bir tarama yapar, sonra parmağınla, pamukla, kâğıt mendille ya da özel bir sümbülle (tortillon) çizgilerin izini yumuşatırsın. Sonuç, ton basamaklarının hissedilmediği pürüzsüz bir geçiştir. Bu yöntem hızlıdır ama bir uyarısı var: parmağın yağı kâğıtta leke bırakabilir ve fazla ovalarsan çizim bulanıklaşır. Işık vurgusunu korumak için o bölgeyi baştan temiz bırak ya da sonradan hamur silgiyle hafifçe aç. Hamur silgi silmekten çok ton "kaldırır"; ışık açmanın en yumuşak yoludur.
Şimdi asıl konuya gelelim: ışığın yönü gölgenin yerini belirler. Işık sağ üstten geliyorsa nesnenin sağ üst yüzü açık, sol alt yüzü koyu olur. Düşen gölge ise ışığın tersi yönde, zeminde uzanır. Işık alçaksa gölge uzar, yukarıdan geliyorsa nesnenin hemen altında kısa kalır. Çizime başlamadan önce kendine tek bir soru sor ve cevabını kâğıdın kenarına küçük bir okla işaretle: ışık nereden geliyor? Bu karar bir kez verildikten sonra çizimin her yerinde aynı kalmalıdır. Aksi hâlde gözümüz bir yanlışlık sezer, ama nedenini bulamayız.
Yakın okuma / örnek
Somut bir alıştırma yapalım: bir küre. Kâğıdına bir daire çiz ve ışığın sol üstten geldiğini kararlaştır. Ardından şu sırayı izle:
- Işık vurgusu: Dairenin sol üstünde küçük bir bölgeyi tamamen boş bırak.
- Ara tonlar: Vurgudan uzaklaşırken hafif paralel taramayla başla ve çizgileri yuvarlaklığı izleyecek şekilde yerleştir.
- Form gölgesi: Dairenin sağ alt kısmına doğru çapraz taramayla tonu koyulaştır. En koyu bölgeyi tam kenara değil, kenarın biraz içine koy.
- Yansıyan ışık: En alt kenarda ince bir şerit bırak; bu bölge zeminden gelen ışığı temsil eder ve en koyu tondan bir miktar açık olur.
- Düşen gölge: Kürenin sağ altında, zeminde ışığın tersi yönüne uzanan bir gölge çiz. Kürenin zemine değdiği noktaya en koyu tonu ver.
Bu alıştırmada neyi yorumlamalısın? Önce yüzeyin yuvarlaklık hissi veren yumuşak ton geçişine bak: ışıktan gölgeye giden yol sert bir çizgiyle değil, kademeyle olmalı. Sonra yansıyan ışığa bak: bu küçük açık şerit, gölgeli yüzün düz ve ölü görünmesini engeller ve küreyi "havada asılı" olmaktan kurtarıp gerçek bir hacme dönüştürür. Son olarak düşen gölgeye bak: nesne ile zemin arasındaki koyu temas noktası, nesneyi yere oturtur. Gölge olmayan bir küre bir daireden farksız görünür.
Sık karıştırılanlar
- Form gölgesi ile düşen gölge: Biri nesnenin kendi üzerindedir, öbürü zemine ya da başka yüzeye düşer. İkisinin tonu ve kenarı farklı olabilir.
- Değer ile renk: Kurşun kalemle renk kullanmasan da değer vardır. Değer, bir tonun ne kadar açık ya da koyu olduğudur; renk adı değildir.
- Koyu ile siyah: Gölge, tam siyah demek değildir. Her şeyi en koyu tona boğarsan çizim düzleşir; yansıyan ışık ve ara tonlar için yer bırak.
- Yumuşak geçiş ile bulanıklık: Yumuşatmak, tonları pürüzsüz bağlamaktır; her şeyi ovalayıp kenarları kaybetmek değildir. Gerekli yerlerde net bir kenar kalmalı.
- B kalemi ile H kalemi: B harfi yumuşak ve koyu, H harfi sert ve açık demektir. Çoğu kişi bunu ters hatırlar; "B" harfini "black" yani siyah, "H" harfini "hard" yani sert kelimeleriyle ilişkilendirmek yardımcı olabilir.
Kendini sına
- 1. Değer skalasında en açık ton nasıl elde edilir?
- 2. Paralel tarama ile çapraz tarama arasındaki fark nedir?
- 3. Işık sağ üstten geliyorsa nesnenin hangi yüzü koyu olur ve düşen gölge nereye uzanır?
- 4. Yansıyan ışık neden çizime eklenir?
- 5. Yumuşak geçiş yaparken hangi iki hataya dikkat etmelisin?
Cevaplar
- 1. En açık ton, kâğıdın beyazını boş bırakarak elde edilir; bu bölgeye kalemle dokunulmaz ya da çok hafif dokunulur.
- 2. Paralel taramada çizgiler tek bir yönde ilerler. Çapraz taramada ise bu çizgilerin üzerine farklı açılı ikinci (ve gerekirse üçüncü) bir kat çizgi eklenir; ton daha koyu ve doku daha zengin olur.
- 3. Nesnenin sol alt tarafı, yani ışıktan uzak yüz koyu olur. Düşen gölge ışığın tersi yönde, yani sola ve aşağıya doğru uzanır.
- 4. Yansıyan ışık, gölgeli yüzün düz ve cansız görünmesini önler; nesnenin hacimli ve gerçekçi durmasına yardım eder.
- 5. Fazla ovalayıp çizimi bulanıklaştırmamak ve parmak yağıyla kâğıtta leke bırakmamak. Işık vurgusunu da baştan korumak gerekir.
Bir sonraki derste bu ton bilgisini, nesneleri uzayda doğru yerleştirmeni sağlayan perspektif kurallarıyla birleştireceksin. O zamana kadar günde birkaç dakika ayırıp evdeki bir nesnenin, örneğin bir fincanın ya da yumurtanın ışık-gölge dağılımını çizmeyi dene. Önce ışığın yönünü belirle, sonra ton basamaklarını yerleştir.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol
İpucu: ← ve → tuşlarıyla dersler arasında geçebilirsin.