Yiyecek, Alışveriş ve Sayılar (Food, Shopping and Numbers)
Süre: yaklaşık 13 dk · Seviye: A1-B1 · Ders 4/8
Önceki derslerde günlük hayatta en çok işine yarayan temel kelimeleri topladın. Şimdi bu kelimeleri gerçek bir ortamda, yani restoranda, markette ve mağazada kullanacaksın. Bu ders bittiğinde yemek sipariş edebilecek, fiyat sorabilecek ve sayıları rahatça söyleyebileceksin. Bir sonraki derste yeni bir kelime grubuna geçeceğiz. Ama bu dersteki sayılar ve kalıplar orada da karşına çıkacak, o yüzden iyi çalış.
Bu derste ne öğreneceksin?
- Yiyecek, içecek ve restoranda sık kullanılan yaklaşık 120 kelimenin çekirdeğini ve onları gruplayarak ezberlemeyi.
- Sayıları (1'den 1000'e kadar) ve fiyatları İngilizce söylemeyi.
- How much ve How many sorularını, I would like kalıbını doğru kullanmayı.
- Restoran ve mağaza diyaloglarında rahat konuşmayı.
Kelimeler
Kelimeleri tek tek değil, gruplar hâlinde öğren. Beynin ilişkili kelimeleri birlikte daha kolay saklar. Önce yiyecek ve içecekler:
| İngilizce | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|
| bread | bred | ekmek |
| water | vo-tır | su |
| milk | milk | süt |
| cheese | çiiz | peynir |
| egg | eg | yumurta |
| rice | rays | pilav, pirinç |
| chicken | çi-kın | tavuk |
| meat | miit | et |
| fish | fiş | balık |
| vegetable | vec-tı-bıl | sebze |
| fruit | fruut | meyve |
| apple | ep-pıl | elma |
| tea | tii | çay |
| coffee | kof-fi | kahve |
| soup | suup | çorba |
| salad | se-lıd | salata |
Şimdi alışveriş, restoran ve para kelimeleri:
| İngilizce | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|
| shop | şop | dükkân, mağaza |
| market | mar-kit | market, pazar |
| price | prays | fiyat |
| cheap | çiip | ucuz |
| expensive | ik-spen-siv | pahalı |
| money | ma-ni | para |
| bill | bil | hesap (restoranda) |
| menu | men-yuu | menü |
| waiter | vey-tır | garson |
| customer | kas-tı-mır | müşteri |
| buy | bay | satın almak |
| pay | pey | ödemek |
| bag | beg | çanta, poşet |
| size | sayz | beden, boyut |
Son olarak sayılar. Bunları yüksek sesle söylemeden geçme:
| İngilizce | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|
| one, two, three | van, tuu, thrii | bir, iki, üç |
| four, five, six | for, fayv, siks | dört, beş, altı |
| seven, eight | se-vın, eyt | yedi, sekiz |
| nine, ten | nayn, ten | dokuz, on |
| twenty | tven-ti | yirmi |
| fifty | fif-ti | elli |
| one hundred | van han-drıd | yüz |
| one thousand | van thau-zınd | bin |
Dil bilgisi / kalıp
1) Fiyat sormak: Tek bir şeyin fiyatı için is, birden fazla şey için are kullanılır.
- How much + is + this / that + ? (Bu ne kadar?)
- How much + are + these / those + ? (Bunlar ne kadar?)
2) Sipariş vermek: Nazik olmak için I want yerine I would like kullan. Kısa hâli I'd like şeklindedir.
- I would like + yiyecek / içecek (... istiyorum, ... alabilir miyim?)
3) Sayılabilen ve sayılamayan isimler: Elma, yumurta gibi sayılabilen şeylerde How many kullanılır. Su, süt, para gibi sayılamayan şeylerde How much kullanılır.
- How many + çoğul isim + ? (How many apples?)
- How much + sayılamayan isim + ? (How much milk?)
Türkçeyle farkı: Türkçede hem sayılabilen hem sayılamayan şeyler için kaç ve ne kadar diyoruz ve isim çoğul olmuyor: beş elma. İngilizcede sayıdan sonra isim çoğul olur: five apples. Ayrıca sayılamayan isimlere a getirilmez: a milk denmez. Bunun yerine a glass of milk (bir bardak süt) dersin.
Fiyat söyleme: Sayıyı ve para birimini söylersin: ten dollars. Kuruşlu fiyatlarda önce ana birim, sonra kuruş söylenir: $3.50 = three fifty.
Örnek cümleler
- I would like a cup of tea, please.
Bir fincan çay istiyorum, lütfen. - How much is this bread?
Bu ekmek ne kadar? - How much are these apples?
Bu elmalar ne kadar? - It is two dollars.
İki dolar. - They are five dollars.
Onlar beş dolar. - How many eggs do you need?
Kaç yumurtaya ihtiyacın var? - I need twelve eggs and some milk.
On iki yumurtaya ve biraz süte ihtiyacım var. - This shop is cheap, but that market is expensive.
Bu dükkân ucuz ama şu market pahalı. - Can I see the menu, please?
Menüye bakabilir miyim, lütfen? - The bill, please.
Hesap, lütfen. - I usually pay with a card.
Genellikle kartla öderim. - Do you have this in a bigger size?
Bunun daha büyük bedeni var mı?
Diyalog
Restoranda
- A: Good evening. Here is the menu.
İyi akşamlar. İşte menü. - B: Thank you. I would like the chicken soup.
Teşekkürler. Tavuk çorbası istiyorum. - A: Would you like some bread?
Biraz ekmek ister misiniz? - B: Yes, please. And a salad.
Evet, lütfen. Bir de salata. - A: What would you like to drink?
Ne içmek istersiniz? - B: Water, please. No tea for me.
Su, lütfen. Ben çay istemiyorum. - A: Here is your food. Enjoy your meal!
Yemeğiniz burada. Afiyet olsun! - B: Thank you. The bill, please.
Teşekkürler. Hesap, lütfen. - A: It is twenty-five dollars.
Yirmi beş dolar. - B: Here you are. Keep the change.
Buyurun. Üstü kalsın.
Türklerin sık yaptığı hatalar
- Sayıdan sonra çoğul yapmamak: I want five apple. -> I want five apples.
- Sayılamayan isme a getirmek: I need a water. -> I need water. ya da I need a glass of water.
- Fiyat sorarken yanlış soru kalıbı: How many is this? -> How much is this?
- Çok sert konuşmak: I want tea. -> I would like tea, please.
- Bill ve check kelimelerini karıştırmak: Restoran hesabı için the bill de the check de kullanılır. Ama the account denmez. Give me the account. -> Can I have the bill, please?
Alıştırma
- 1) Boşluğu doldur: ____ is this cheese? (How much / How many)
- 2) Boşluğu doldur: I need three ____ . (egg / eggs)
- 3) Doğru şıkkı seç: Nazik sipariş hangisidir? a) I want fish. b) I would like fish, please. c) Give me fish.
- 4) Türkçeye çevir: The soup is expensive.
- 5) İngilizceye çevir: Hesap, lütfen.
- 6) Boşluğu doldur: How ____ are these bananas? (much / many)
- 7) Doğru şıkkı seç: 50 sayısı hangisidir? a) fifteen b) fifty c) five
- 8) Boşluğu doldur: I need a glass of ____ . (milk / a milk)
Cevap Anahtarı
- 1) How much (Peynir sayılamaz.)
- 2) eggs
- 3) b) I would like fish, please.
- 4) Çorba pahalı.
- 5) The bill, please. (ya da Can I have the bill, please?)
- 6) much (Fiyat sorusu: How much are these bananas?)
- 7) b) fifty
- 8) milk
Telaffuz ipucu
- Thirteen ile thirty: Vurgu farklıdır. thir-TEEN (13) sonda vurgulanır, THIR-ty (30) başta vurgulanır. Fiyatlarda karışmasın diye dikkat et.
- th sesi: three ve thousand kelimelerinde dilini dişlerinin arasına koyup hafifçe üfle. Bunu s ya da t gibi söyleme.
- Kelime sonundaki -s: apples ve eggs gibi çoğullarda sondaki sesi net söyle. Fiyat sorularında How much are these? cümlesindeki are kelimesini yutma.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol