Dolaylı Anlatımda Sorular ve Emirler
Bu derste ne öğreneceksin?
- Evet/hayır sorularını dolaylı anlatıma çevirmeyi (if/whether kullanarak) öğreneceksin.
- Wh- sorularını (what, where, when, why, who, how) dolaylı anlatıma nasıl aktaracağını göreceksin.
- Emir cümlelerini 'told me to...' ve olumsuz emirleri 'told me not to...' kalıbıyla aktarmayı öğreneceksin.
- Rica cümlelerini 'asked me to...' kalıbıyla dolaylı anlatıma çevireceksin.
Bir önceki derste dolaylı anlatımda ifadeleri (statements) ve zaman kaymasını (tense back-shift) öğrenmiştin: 'She said that she was tired' gibi. Bu derste aynı mantığı sorulara ve emirlere taşıyacağız. Bir sonraki derste ise akademik bağlaçlara ve ileri düzey İngilizce yapılara geçeceğiz, bu yüzden dolaylı anlatımı burada sağlam bir şekilde pekiştirmek önemli.
Kelimeler
| İngilizce | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|
| ask | ask | sormak |
| wonder | vander | merak etmek |
| whether | hveder | -ip -ipmediğini (acaba) |
| if | if | -ip -ipmediğini (acaba) |
| command | komand | emir |
| request | rikuest | rica, istek |
| order | ordır | emretmek, emir |
| advise | advayz | tavsiye etmek |
| warn | vorn | uyarmak |
| remind | rimaynd | hatırlatmak |
| beg | beg | yalvarmak, rica etmek |
| invite | invayt | davet etmek |
| reported speech | ripôrtıd spiç | dolaylı anlatım |
| reporting verb | ripôrting vörb | aktarma fiili |
| direct question | direkt kuesçın | doğrudan soru |
Dil bilgisi / kalıp
1) Evet/hayır soruları:
Özne + asked/wondered + if / whether + özne + fiil (düz cümle sırası)
Doğrudan soruda yardımcı fiil öne gelir ('Do you like coffee?'), ama dolaylı anlatımda cümle düz cümle sırasına döner (özne + fiil) ve soru işareti kalkar. Türkçede bu yapı '...-ip -ipmediğini sordu' şeklinde çevrilir.
Örnek: 'Do you like coffee?' -> He asked if I liked coffee.
2) Wh- soruları:
Özne + asked/wondered + soru kelimesi (what/where/when/why/who/how) + özne + fiil
Burada 'if/whether' kullanılmaz, doğrudan soru kelimesi korunur ama yine cümle sırası düzleşir. 'do/does/did' yardımcı fiili kaybolur.
Örnek: 'Where do you live?' -> She asked me where I lived.
3) Emirler ve ricalar:
Özne + told/asked/ordered + kişi + to + fiil (olumlu)
Özne + told/asked + kişi + not to + fiil (olumsuz)
Türkçede emir cümleleri fiilin -mesini/-masını istedi şeklinde çevrilir. İngilizcede burada tırnak içi cümle yapısı tamamen kaybolur, sadece 'to + fiil' kalır.
Örnek: 'Close the door!' -> He told me to close the door.
Örnek: 'Don't be late!' -> She told me not to be late.
Örnek cümleler
1. He asked me if I was ready.
Bana hazır olup olmadığımı sordu.
2. She asked whether I had finished the report.
Raporu bitirip bitirmediğimi sordu.
3. They wondered if the train was late.
Trenin geç kalıp kalmadığını merak ettiler.
4. He asked me where I worked.
Bana nerede çalıştığımı sordu.
5. She asked why he had left early.
Neden erken ayrıldığını sordu.
6. I asked him how much it cost.
Ona bunun ne kadar tuttuğunu sordum.
7. They asked us what time the meeting started.
Toplantının kaçta başladığını sordular.
8. The doctor told me to rest for a week.
Doktor bana bir hafta dinlenmemi söyledi.
9. My manager told me not to be late again.
Yöneticim bir daha geç kalmamamı söyledi.
10. She asked me to close the window.
Pencereyi kapatmamı rica etti.
11. He warned us not to touch the wires.
Bize kablolara dokunmamamızı söyleyerek uyardı.
12. The teacher told the students to open their books.
Öğretmen öğrencilere kitaplarını açmalarını söyledi.
Diyalog
A: What did the interviewer ask you?
Mülakatı yapan kişi sana ne sordu?
B: She asked me if I had any experience in marketing.
Pazarlamada deneyimim olup olmadığını sordu.
A: Did she ask you anything else?
Sana başka bir şey sordu mu?
B: Yes, she asked me why I wanted to change jobs.
Evet, neden iş değiştirmek istediğimi sordu.
A: What did you tell her?
Ona ne söyledin?
B: I told her that I wanted new challenges.
Ona yeni zorluklar istediğimi söyledim.
A: Did she tell you to bring any documents?
Sana herhangi bir belge getirmeni söyledi mi?
B: Yes, she told me to bring my diploma and my ID.
Evet, diplomamı ve kimliğimi getirmemi söyledi.
A: Did she ask when you could start?
Ne zaman başlayabileceğini sordu mu?
B: Yes, and I told her I could start next month.
Evet, ve ona gelecek ay başlayabileceğimi söyledim.
A: That sounds like it went well!
Kulağa iyi geçmiş gibi geliyor!
B: I hope so. She said she would call me on Friday.
Umarım öyledir. Cuma günü beni arayacağını söyledi.
Türklerin sık yaptığı hatalar
- Yanlış: She asked me if did I like coffee. -> Doğru: She asked me if I liked coffee. (Dolaylı soruda yardımcı fiil ile devrik cümle kurulmaz, düz cümle sırası kullanılır.)
- Yanlış: He asked me what did I want. -> Doğru: He asked me what I wanted. ('did' kaybolur, fiil kendisi zaman kayması alır.)
- Yanlış: She told to me to wait. -> Doğru: She told me to wait. ('tell' fiilinden sonra 'to' gelmez, doğrudan kişi gelir.)
- Yanlış: He said me to close the door. -> Doğru: He told me to close the door. (Emir aktarırken 'say' değil 'tell' kullanılır.)
- Yanlış: She asked if I like the movie? -> Doğru: She asked if I liked the movie. (Dolaylı soru cümlesinin sonunda soru işareti kullanılmaz.)
Alıştırma
1. Direct: 'Are you tired?' -> Reported: He asked me ______ I was tired.
2. Direct: 'Where is the station?' -> Reported: She asked me ______ the station was.
3. Direct: 'Do you speak French?' -> Reported: He wondered ______ I spoke French.
4. Direct: 'Sit down!' -> Reported: The teacher told us ______ down.
5. Direct: 'Don't smoke here!' -> Reported: He told me ______ smoke there.
6. Aşağıdaki cümleyi Türkçeye çevir: 'She asked me how long I had been living here.'
7. Aşağıdaki cümleyi İngilizceye çevir: 'Bana kaç yaşında olduğumu sordu.' (ask, how old)
8. Doğru şıkkı seç: He asked me ______ I could help him. a) if b) what c) told
Cevap Anahtarı
1. if (whether)
2. where
3. if (whether)
4. to sit
5. not to
6. Bana burada ne kadar süredir yaşadığımı sordu.
7. He asked me how old I was.
8. a) if
Telaffuz ipucu
- 'whether' kelimesindeki 'th' sesi dişlerin arasından hafifçe hava vererek çıkarılır, Türkçedeki 'v' veya 'f' ile karıştırılmamalı.
- 'asked' kelimesi 'askt' şeklinde okunur, sonundaki 'ed' asla 'ed' diye ayrı bir hece olarak söylenmez.
- Dolaylı soru cümlelerinde ses tonu, doğrudan sorudaki gibi cümle sonunda yükselmez; düz bir cümle gibi alçalarak biter.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol