📖 KPSS Türkçe — Sözcükte ve Cümlede Anlam
14 soru · her soruda ipucu ve çözüm · üyelik istemez
📝 Sözcükte ve Cümlede Anlam testleri
Her test sabittir: aynı seviyeyi yeniden açtığında aynı sorular gelir, ilerlemeni kıyaslayabilirsin. 5 kolay, 7 orta, 0 zor soru.
📚 Sözcükte ve Cümlede Anlam konu anlatımı
- Temel bilgiler
- Çözümlü örnek 1
- Çözümlü örnek 2
- Sık yapılan hatalar
- Sınavda nasıl sorulur?
Sözcükte ve cümlede anlam, KPSS Türkçe bölümünün omurgasıdır. Sözcüğün gerçek, mecaz ve terim anlamlarından cümlenin yargısına, dolaylı anlatımdan neden-sonuç ilişkisine kadar uzanır. Türkçe sorularının büyük kısmı bu beceriye dayandığı için, burada kazandığın hız paragraf sorularına da yansır.
Temel bilgiler
- Gerçek anlam: Sözcüğün ilk akla gelen anlamıdır. Örnek: "Kapının anahtarı masada."
- Yan anlam: Gerçek anlamla bağı sürer, kullanım alanı genişler. Örnek: "Masanın ayağı kırıldı."
- Mecaz anlam: Sözcük benzetme yoluyla gerçek dışı bir anlamda kullanılır. Örnek: "Ona soğuk davrandı."
- Terim anlamı: Sözcük bir bilim ya da meslek alanında özel anlam kazanır. Örnek: "Kök" sözcüğü matematikte "√", dilbilgisinde "sözcüğün eksiz hâli" demektir.
- Eş sesli sözcük: Yazılışı ve okunuşu aynı, anlamı ayrıdır. Örnek: "yüz" (surat, sayı, yüzmek).
- Eş anlamlı ve zıt anlamlı sözcük: Örnek: "hızlı – çabuk"; "ak – kara". Zıtlıkta ikisi de aynı alanda olmalıdır.
- Deyim ve atasözü: Deyim kalıplaşmış mecaz anlatımdır: "gözü açık". Atasözü ise öğüt veren yargıdır: "Damlaya damlaya göl olur."
- Cümlede anlam ilişkileri: Neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, karşılaştırma, örneklendirme gibi ilişkiler bağlaçlara ve eklere bakarak bulunur.
- Dolaylı anlatım: Doğrudan söylenmeyen, cümleden çıkarılan düşüncedir. Örnek: "Sınavdan önce o kadar çalışmıştı ki..." cümlesinden başarı beklentisi çıkar.
Çözümlü örnek 1
Soru: "Eski dostum Ali'nin sözleri yüreğime su serpti." cümlesindeki altı çizili sözcük grubuyla aynı anlama gelen anlatım aşağıdakilerden hangisidir? (Seçenek aranan: "rahatlatmak, sakinleştirmek")
Çözüm:
- Önce altı çizili ifadenin anlamını bulalım. "Yüreğe su serpmek" deyimi, kaygıyı gideren, içi rahatlatan durum demektir.
- Deyim gerçek anlamda kullanılmamıştır. Gerçekten su serpilmedi, rahatlama sağlandı.
- Eşdeğer anlam arayacağımız için seçenekte "kaygıyı gidermek, içini ferahlatmak" gibi bir anlatım aranır.
- "Sıkıntı vermek" ya da "öfkelendirmek" gibi anlatımlar zıt yöne gider, elenir.
Denetim: Cümleyi "Ali'nin sözleri beni rahatlattı" diye değiştirince anlam bozulmuyor, doğru.
Çözümlü örnek 2
Soru: "Kitap okumayı alışkanlık hâline getirenlerin sözcük dağarcığı genişler; çünkü okudukça yeni sözcüklerle karşılaşırlar." Bu cümlede hangi anlam ilişkisi vardır?
Çözüm:
- Cümleyi iki yargıya ayıralım. Birincisi: "Sözcük dağarcığı genişler." İkincisi: "Yeni sözcüklerle karşılaşırlar."
- "Çünkü" bağlacı, ikinci yargının birinciyi açıkladığını gösterir.
- Önce sonuç söylenmiş, sonra sebep verilmiştir.
- Amaç bildiren bir ek ya da "diye, için" gibi sözcük yoktur. Koşul da yoktur.
Denetim: "Sözcük dağarcığı genişler, çünkü yeni sözcüklerle karşılaşırlar" cümlesinde sebep, ikinci kısımdadır. Ilişki neden-sonuçtur.
Sık yapılan hatalar
- Deyimi sözcüğü sözcüğüne okumak. "Burnu havada" ifadesi gerçek burun konumu değil, kibirli olmak demektir. Doğrusu: deyimin bütünündeki anlama bakmak.
- Mecaz ile yan anlamı karıştırmak. "Masanın ayağı" yan anlamdır, benzetme değil. Doğrusu: benzetme ve soyutlama varsa mecaz, yalnız ad aktarması varsa yan anlam düşün.
- Eş sesli ile çok anlamlıyı birbirine katmak. Eş seslide anlamlar arasında bağ yoktur ("yüz"). Doğrusu: anlamlar arasında bağ varsa çok anlamlı sözcüktür.
- Soru kökünü yanlış okumak. "Hangisi söylenemez?" ile "Hangisi söylenebilir?" bambaşka sonuç verir. Doğrusu: kökü işaretleyerek oku.
- Kendi bilgini cümleye katmak. Cümlede olmayan bir yargıyı doğru kabul etmek hataya götürür. Doğrusu: yalnız verilen cümleden çıkarım yap.
Sınavda nasıl sorulur?
- Soru tipleri: Altı çizili sözcüğün anlamı, mecaz kullanımı bulma, deyim ve atasözü eşleştirme, eş ya da zıt anlam, cümleler arası anlam ilişkisi, çıkarılamayacak yargı, dolaylı anlatım.
- Dikkat edilecekler: Soru kökünü iki kez oku. Bağlaç ve ekleri (çünkü, bu yüzden, ama, ise) işaretle. Seçenekleri tek tek cümleye yerleştirip dene.
- Süre: Tek bir soruya ortalama 45 saniye ile 1 dakika ayır. Üç dakikayı aşan soruyu işaretleyip geç, sonra dön.
- Strateji: Önce kesin yanlış seçenekleri ele, kalan ikisi arasında cümleyle karşılaştır.
Bu anlatım yapay zekâ desteğiyle hazırlandı ve otomatik biçim denetiminden geçti; her satırı bir uzman okumadı. Yanlış ya da eskimiş bir bilgi görürsen bize yaz, düzeltelim.
🔎 Çözümlü örnek sorular
A) Sahneye hiç çıkmadığı
B) Korkusunun herkesçe bilindiği
C) Yeteneğinin herkesçe tartışıldığı
D) Sahne korkusunun çevresince bilinmediği
E) Sahnede başarısız olduğu
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: D
🧭 Bu soru neyi ölçüyor? Çıkarım sorularında yalnızca cümlenin doğrudan verdiği bilgiler kullanılır; cümlede geçmeyen tahminler ya da genellemeler yanlıştır. Şıkları “Cümle bunu açıkça söylüyor mu?” diye tek tek sınayın. “Her zaman”, “asla”, “hep” gibi mutlak ifadelere dikkat edin.
💡 Çözüm Cümleye göre herkes kişinin yetenekli olduğunu biliyor, ancak sahnede ne kadar ürktüğünü kimse tahmin edemiyor. Yani kişinin sahne korkusu başkalarınca bilinmiyordu; bu, “sahne korkusu çevresince fark edilmiyordu” yargısıyla örtüşür. “Sahneye hiç çıkmadı” cümleyle çelişir; “yeteneği tartışmalıydı” cümleye aykırıdır (herkes biliyordu). “Herkes onun korktuğunu biliyordu” ve “Başarısız oldu” ise cümlede yoktur. Doğru cevap: sahne korkusunun çevresince bilinmediği.
A) Doğruluk her zaman susmayı gerektirir.
B) Açık sözlülük her zaman doğruluk göstergesi değildir.
C) Açık sözlülük daima kötü bir davranıştır.
D) Herkes düşündüğünü olduğu gibi söylemelidir.
E) Doğru sözlü insanlar açık sözlü olamaz.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: B
🧭 Bu soru neyi ölçüyor? Cümlenin ana düşüncesini bulurken olumsuz yapıdaki ifadenin (“değildir”) hangi genellemeyi reddettiğine bakın. Yazar bir yargıyı kabul etmiyorsa, asıl vurgulanan düşünce o yargının doğru biçimidir. Ayrıntıdan çok, cümlenin genel mesajını yakalayın.
💡 Çözüm Cümlede açık sözlü olmanın (sözünü esirgememenin) her zaman doğru olmakla eş anlamlı olmadığı söyleniyor. Yani her doğru açık söylenmez; her açık söz de doğru olmaz. Bu, açık sözlülüğün tek başına doğruluğu garanti etmediği fikridir. “Doğruluk her zaman susmayı gerektirir” ise cümlede yoktur; “açık sözlülük kötü bir davranıştır” da fazla genellemedir. Doğru cevap: açık sözlülük her zaman doğruluk göstergesi değildir.
KPSS Türkçe konuları
Sorular ÖSYM çıkmış soruları değildir; sınavın konu dağılımı ve tarzı örnek alınarak özgün hazırlanmıştır. ← KPSS ana sayfası