Alanını Tanı: Işık, Rüzgâr ve Yön Analizi
Süre tahmini: yaklaşık 10 dk
Giriş
İlk derste küçük bir alanda bahçeciliğin genel çerçevesini çizdik. Şimdi o çerçevenin içine, senin gerçek balkonunu yerleştiriyoruz. Çünkü bitki seçmeden, saksı almadan, tohum satın almadan önce yapılacak en akıllı iş, elindeki alanı tanımaktır. Aynı domates fidesi güneye bakan bir balkonda bol bol meyve verirken, kuzeye bakan bir balkonda sadece uzar, solgunlaşır ve seni üzer. Suçlu fide değil, yanlış yerdir.
Bugünün bağı çok somut: Bu dersin sonunda balkonuna bakarak hangi bitkilerin orada mutlu olacağını tahmin edebileceksin. Para ve emek harcamadan önce yapılan bu gözlem, sezon sonunda hayal kırıklığı yerine ilk hasadı getirir.
Bilmen gerekenler
Önce kısa bir sözlük. Bu kavramlar, balkonunu okurken kullanacağın araçlardır.
| Kavram | Anlamı | Balkonda ne işe yarar? |
|---|---|---|
| Cephe (yön) | Balkonun baktığı yön: güney, doğu, batı, kuzey | Gün içinde ışığın ne zaman geleceğini belirler |
| Doğrudan güneş | Bitkiye gölgesiz, direkt ulaşan ışık | Meyve veren sebzelerin ana ihtiyacı |
| Dolaylı (yansıyan) ışık | Duvardan, camdan, açık renkli yüzeyden dönen ışık | Gölge balkonları bir miktar aydınlatır |
| Tam güneş | Günde yaklaşık altı saat ve üzeri doğrudan ışık | Domates, biber, patlıcan, kekik gibi bitkiler için hedef |
| Yarı gölge | Günde yaklaşık üç ila altı saat doğrudan ışık | Yapraklı sebzeler ve birçok aromatik bitki için uygun |
| Gölge | Üç saatten az doğrudan ışık | Sadece gölgeye dayanıklı bitkiler için |
| Taşıma sınırı | Balkonun güvenle kaldırabileceği yük | Dolu saksı sayısını ve boyutunu sınırlar |
Saat sınırları kesin bir bilimsel çizgi değil, bahçeciliğin yaygın pratik kuralıdır. Kaynaklar arasında birkaç saatlik küçük farklar görebilirsin. Önemli olan mantığı kavramak: meyve ve çiçek üreten bitkiler daha çok ışık ister, yaprağını yediğimiz bitkiler daha az ışıkla idare eder.
Anlatım
Türkiye kuzey yarım kürede olduğu için güneş gün boyunca gökyüzünün güney tarafından geçer. Bu yüzden güneye bakan balkon en çok ışığı alan balkondur. Sabahtan akşama kadar uzun süre güneş görür; yazın bu bazen fazla bile olabilir. Doğuya bakan balkon sabah güneşini alır. Sabah güneşi yumuşaktır, bitkiyi yakmaz; öğleden sonra ise gölge olur. Batıya bakan balkon ise tersini yaşar: sabah serindir, öğleden sonra güneş tam karşıdan vurur. Yaz akşamlarında bu ışık oldukça sert olabilir ve saksıdaki toprak hızla kurur. Kuzeye bakan balkon ise çoğu zaman doğrudan güneşi çok az görür, daha serin ve daha nemlidir.
Yönünü öğrenmek için telefonundaki pusula uygulamasını kullanabilirsin. Balkon kapısından dışarı, korkuluğa doğru dik dur ve baktığın yönü oku. Metal korkuluk ya da elektronik cihazlar pusulayı şaşırtabilir; bu yüzden telefonu gövdenden biraz uzakta, sabit tutmak iyi olur. Pusulan yoksa daha eski bir yöntem var: Sabah güneşinin doğduğu tarafı gözlemle, doğu orası demektir.
Ama yön tek başına yetmez. Karşı bina, çatı çıkıntısı, üst kattaki balkonun tavanı, bir ağaç ya da balkon korkuluğunun kendisi gölge yapar. Bu yüzden gerçek ışık süresini ölçmenin en güvenilir yolu gözlem günlüğü tutmaktır. Güneşli bir günde sabah, öğle civarı ve öğleden sonra balkona çık; her seferinde hangi köşenin güneşte, hangisinin gölgede olduğunu not al. İstersen telefonla fotoğraf çek. Birkaç gün tekrarlarsan, hangi noktanın kaç saat güneş aldığını görürsün. Aynı balkonun iki köşesi bile çok farklı olabilir; bir köşe domates için uygunken öbürü nane için ideal çıkabilir.
Mevsimi de hesaba kat. Yazın güneş gökyüzünde yüksektir ve gün uzundur; kışın alçaktır ve gün kısadır. Kışın güneye bakan balkona güneş daha derin girer, yazın ise çatı ya da üstteki balkon gölge yapabilir. Ağaçlar da hesabı değiştirir: yaprak döken bir ağaç ilkbaharda yapraklanınca bugün güneşli olan köşeyi birkaç hafta sonra gölgeye çevirebilir. Bu yüzden gözlemini bir kez yapıp bırakma; bahçeciliğe başladığın mevsimde yaptığın ölçümün, ileride değişebileceğini bil.
Işığın yanında rüzgâr da önemli bir sınırdır. Yüksek katlarda rüzgâr, zemin kata göre genellikle daha güçlüdür. Sürekli esen rüzgâr toprağı ve yaprakları hızla kurutur, uzun boylu bitkileri devirir, körpe fideleri kırar. Rüzgârlı balkonda bitkileri duvar dibine ve köşelere yerleştirmek, ağır ve alçak saksılar seçmek, gerekirse rüzgâr kıran bir panel ya da destek kullanmak işe yarar. Aynı şekilde sıcaklık da yönle ilişkilidir: beton zemin, duvar ve cam gün boyunca ısınır, ısıyı geri verir. Güneş alan duvar dibi, termometrenin gösterdiğinden daha sıcak bir mikroklima oluşturabilir.
Son olarak yük konusu geliyor ve burada ciddi olmak gerekir. Islak toprak, kuru toprağa göre belirgin biçimde ağırdır; sulanmış büyük bir saksı düşündüğünden çok daha fazla çeker. Balkonun kaç kilogram taşıyabileceğini ben bilemem; bu, binanın yapısına ve yaşına bağlıdır. Emin değilsen bina yönetiminden ya da bir yapı uzmanından bilgi almak en doğrusudur. Genel ilke şu: ağır saksıları duvara yakın, taşıyıcı kısımların olduğu yerlere koy, balkonun tam ortasına ve uç kısmına yığma; bir de kapları başlangıçta fazla büyük tutma.
Yakın okuma / örnek
Somut bir örnek kuralım. Ayşe adında hayali bir öğrencimiz olsun. Balkonu batıya bakıyor, karşısında bir apartman var ve üst katın balkon tavanı da ışığın bir kısmını kesiyor. Ayşe bir hafta boyunca gözlem yapıyor ve şunu görüyor: Sabah balkon gölgede, öğleden sonra ise korkuluğa yakın kısım yaklaşık dört saat güneş alıyor; duvar dibi ise neredeyse hiç almıyor.
Bu gözlemi nasıl yorumlarız? Dört saatlik doğrudan güneş, tam güneş eşiğinin altında, yarı gölge aralığında kalıyor. Bu durumda Ayşe için domates ve patlıcan zor bir hedef olur; bunlar daha fazla ışık ister. Buna karşılık marul, roka, maydanoz, nane ve bazı salata yeşillikleri bu koşullarda iyi yapabilir. Üstelik batı güneşi öğleden sonra sert olduğu için, korkuluk kenarındaki saksıların toprağı çabuk kuruyacak; Ayşe sulamayı akşama kaydırmayı ve toprağın nemini parmağıyla kontrol etmeyi öğrenmeli. Duvar dibindeki gölge köşe ise yeşillik yerine, gölgeyi seven yapraklı süs bitkilerine ayrılabilir.
Burada önemli olan ders şu: Ayşe balkonunu değiştirmeye çalışmıyor, balkonuna uygun bitkiyi seçiyor. Bahçeciliğin en sağlam kuralı bu. Ortama bitkiyi uydurursan emek harcarsın; bitkiye uygun ortamı seçersen bitki kendi kendine büyür.
Sık karıştırılanlar
- Güneşli balkon ile sıcak balkonu karıştırmak: Işık miktarı ile sıcaklık aynı şey değildir. Bir balkon çok ışık alıp serin kalabilir, az ışık alıp bunaltıcı olabilir.
- Tek bir gözlemle karar vermek: Bir sabah baktığın ışık, bütün günü ve bütün mevsimi anlatmaz. En az birkaç farklı saatte ve birkaç günde bakmak gerekir.
- Kuzey balkonu bahçeciliğe kapalı sanmak: Işık azdır ama imkânsız değildir. Gölgeyi tolere eden bitkiler vardır; yalnızca beklentiyi ona göre ayarlamak gerekir.
- Rüzgârı sadece soğukla ilişkilendirmek: Rüzgâr, yazın da toprağı kurutarak ve bitkiyi yıpratarak zarar verir.
- Kuru saksının ağırlığına bakıp yükü hafife almak: Sulandıktan sonra kap çok daha ağırdır. Yük hesabını ıslak haline göre düşün.
Kendini sına
- Kuzey yarım kürede hangi yöne bakan balkon genellikle en çok doğrudan güneşi alır?
- Sabah güneşi alan, öğleden sonra gölgede kalan balkon hangi yöne bakar?
- Tam güneş için kabaca kaç saatlik doğrudan ışık hedeflenir?
- Rüzgârlı bir balkonda bitkilerin zarar görmemesi için iki önlem say.
- Balkonun taşıma kapasitesinden emin değilsen kime danışmalısın?
Cevaplar
- Güneye bakan balkon.
- Doğuya bakan balkon.
- Günde yaklaşık altı saat ve üzeri.
- Örneğin bitkileri duvar dibi ve köşelere yerleştirmek, alçak ve ağır saksılar kullanmak, uzun bitkilere destek vermek ya da rüzgâr kıran bir panel kullanmak.
- Bina yönetimine ya da bir yapı uzmanına; kendi tahminine güvenme.
Bir sonraki derste, bu derste çıkardığın ışık ve yön haritasını kullanarak saksı, toprak ve kap seçimine geçeceğiz. Elindeki gözlem notları, orada alacağın her kararın temeli olacak; o yüzden günlüğünü sakla.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol
İpucu: ← ve → tuşlarıyla dersler arasında geçebilirsin.