Doğu ve Batı Arasında: Anadolu, Ege ve Antik Yunan

Giriş

Antik Yunan denince aklımıza hemen demokrasi, felsefe ve tiyatro gelir; ama bu mirasın kökleri sandığımızdan daha geniş bir coğrafyaya yayılır. Anadolu, Mezopotamya ile Ege dünyası arasında bir köprü gibidir: Hititler, Frigler ve Lidyalılar burada güçlü devletler kurmuş, yazıyı, hukuku, hatta parayı geliştirmişlerdir. Ege'nin karşı kıyısında ise Yunan site devletleri (polis'ler) doğmuş, bunların içinden Atina, insanlık tarihinin ilk geniş kapsamlı yurttaş yönetimini, demokrasiyi, ortaya çıkarmıştır. Bugün kullandığımız "demokrasi", "felsefe", "tarih" gibi kelimelerin kendisi bile Yunancadır.

Önceki derste ilk büyük nehir uygarlıklarının, Mezopotamya ve Mısır'ın, doğuşunu izlemiştik; bu derste sahne Anadolu ve Ege'ye taşınıyor. Bir sonraki derste ise bu mirasın Akdeniz dünyasına nasıl yayıldığını, Pers-Yunan çatışmaları ve Büyük İskender'in fetihleriyle birlikte göreceğiz.

Bilmen gerekenler

Aşağıdaki tablo, bu dersin ana aktörlerini ve onları önemli kılan gelişmeleri özetliyor.

Uygarlık/KavramBölgeÖne çıkan katkı
HititlerOrta Anadolu (başkent Hattuşa)Yazılı antlaşma geleneği (Mısır ile Kadeş Antlaşması), hukuk metinleri
FriglerOrta-Batı Anadolu (başkent Gordion)Kral Midas efsanesi, zengin mezar buluntuları
LidyalılarBatı Anadolu (başkent Sardis)Bilinen ilk standart sikkelerin (madenî para) basımı
İyonyaEge'nin Anadolu kıyısı (Milet, Efes)İlk doğa filozoflarının ortaya çıkışı
PolisYunanistan ve kolonileriBağımsız site devleti; Atina ve Sparta gibi farklı yönetim modelleri
Atina demokrasisiAttika bölgesiÖzgür erkek yurttaşların doğrudan meclise katılıp oy kullanması

Anlatım

Hititler, Tunç Çağı'nda (yaklaşık MÖ 2. binyıl) Orta Anadolu'da güçlü bir krallık kurdular; başkentleri Hattuşa bugün Boğazkale'de bulunuyor. Mısır firavunu II. Ramses ile yaptıkları Kadeş Antlaşması, tarihte bilinen ilk yazılı barış antlaşmalarından biri kabul edilir: iki büyük gücün uzun bir savaşın ardından eşit şartlarda oturup anlaşmaya varmasıdır bu. Hitit hukuk metinleri de dikkat çekicidir; cezalar çoğunlukla Mezopotamya'daki "kısasa kısas" mantığından farklı olarak tazminata dayanır.

Hitit devletinin çöküşünden sonra Orta Anadolu'da Frig krallığı güçlendi. Başkentleri Gordion, zengin mezar tümülüsleriyle tanınır. Kral Midas'ın dokunduğu her şeyi altına çevirdiğine dair efsane bu dönemden gelir; efsane elbette gerçek değildir ama Friglerin zenginliği ve el sanatlarındaki ustalığı arkeolojik bulgularla desteklenir.

Batı Anadolu'da kurulan Lidya Krallığı ise dünya tarihine belki de en kalıcı katkısını ekonomi alanında yaptı. MÖ 7. yüzyılda elektrum, yani doğal bir altın-gümüş alaşımı kullanarak bilinen ilk standart sikkeleri bastılar. Bu buluş, mal takasının yerini kademeli olarak paraya bırakmasını sağladı ve ticareti kolaylaştırdı. Lidya'nın son kralı Kroisos'un (Karun) zenginliği, bugün hâlâ "Karun gibi zengin" deyiminde yaşıyor.

Anadolu'nun batı kıyısı, Yunan kültürünün Anadolu ile buluştuğu yerdi. İyonya bölgesindeki Milet ve Efes gibi kentler etnik olarak Yunandı ama coğrafi olarak Anadolu'daydı. Truva (Troia) da yine bu kıyıda, Homeros'un İlyada destanına konu olan kenttir; destan efsanevi unsurlar taşısa da kentin kalıntıları Anadolu'da gerçekten kazılmıştır.

MÖ 8-6. yüzyıllar arasında Yunanistan'da tek bir merkezi devlet değil, birbirinden bağımsız yüzlerce site devleti, yani polis, ortaya çıktı. Atina ve Sparta bunların en tanınmışlarıydı ama yönetim biçimleri tamamen farklıydı: Sparta askerî disipline dayalı, küçük bir seçkinler grubunun yönettiği bir yapıyken, Atina zamanla yurttaşların doğrudan meclise katıldığı bir demokrasiye evrildi. Solon'un yaklaşık MÖ 594'teki reformları ve ardından Kleisthenes'in yaklaşık MÖ 508'deki düzenlemeleri, Atina'yı bu doğrudan demokrasiye taşıyan önemli adımlar oldu.

Aynı dönemde, İyonya kıyısındaki Milet kentinde Thales gibi düşünürler, dünyayı mitolojik anlatılarla değil akıl ve gözlemle açıklamaya çalıştılar; bu yüzden "ilk filozof" unvanı genellikle Thales'e verilir. Böylece Anadolu kıyısı, hem ticaretin hem de felsefenin doğduğu bir laboratuvar haline geldi.

Yakın okuma / örnek

Atina demokrasisinin işleyişini somut görmek için "ostrakismos" (sürgün oylaması) uygulamasına bakalım. Yurttaşlar, kentin bütünlüğü için tehlikeli bulunan bir siyasetçinin adını kırık çömlek parçalarına (ostraka) kazır, bu parçalar toplanıp sayılırdı; yeterli sayıda oy çıkarsa o kişi on yıllığına kentten uzaklaştırılırdı. Bu uygulama bize demokrasinin sadece oy vermekten ibaret olmadığını, toplumun kendi içindeki güç dengesini korumak için geliştirdiği bir mekanizma olduğunu gösterir. Ancak bir gerçeği de gözden kaçırmamak gerekir: bu sistemde oy hakkı yalnızca özgür erkek yurttaşlara aitti; kadınlar, köleler ve yabancılar (metoikoi) siyasi kararlara katılamıyordu. Yani Atina demokrasisi bugünkü anlamda "herkesi kapsayan" bir sistem değildi, ama yurttaşlık kavramını ve toplu karar alma fikrini tarihe miras bıraktı.

Sık karıştırılanlar

  • Frig kralı Midas ile Lidya kralı Kroisos sıkça birbirine karıştırılır: Midas efsanevi "altına dokunma" hikâyesiyle, Kroisos ise gerçek zenginliği ve sikke ekonomisiyle bilinir.
  • Sparta da bir Yunan polisiydi ama Atina gibi demokratik değildi; yönetimi küçük bir seçkinler grubunun elindeydi.
  • Polis, bugünkü anlamda bir "şehir" değil, kendi yasaları, ordusu ve yönetimi olan bağımsız bir devletti.
  • Atina demokrasisinde oy hakkı yalnızca özgür erkek yurttaşlara aitti; kadınlar, köleler ve yabancılar bu haktan yararlanamıyordu.
  • Hititler ile Sümerler farklı dönemlerde ve farklı bölgelerde yaşamış ayrı uygarlıklardır; ikisi de Mezopotamya-Anadolu hattında önemlidir ama aynı halk değildir.

Kendini sına

  1. Hititlerin Mısır ile yaptığı ve tarihin bilinen ilk yazılı barış antlaşmalarından biri sayılan antlaşmanın adı nedir?
  2. Bilinen ilk standart sikkeleri bastığı kabul edilen Anadolu uygarlığı hangisidir?
  3. Atina'yı doğrudan demokrasiye taşıyan reformlarıyla tanınan devlet adamlarından biri kimdir?
  4. "İlk filozof" olarak anılan ve İyonya'daki Milet kentinde yaşayan düşünür kimdir?
  5. Sparta'nın yönetim biçimi Atina'dan nasıl farklıydı?

Cevaplar

  1. Kadeş Antlaşması (Hititler ile Mısır firavunu II. Ramses arasında).
  2. Lidyalılar.
  3. Kleisthenes (Solon'un daha önceki reformları da bu sürece zemin hazırlamıştır).
  4. Thales.
  5. Atina yurttaşların doğrudan meclise katıldığı bir demokrasiye evrilirken, Sparta askerî disipline dayalı, küçük bir seçkinler grubunun yönetimindeki bir oligarşi olarak kaldı.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol