📖 DGS Sözel — Sözcükte ve Cümlede Anlam

16 soru · her soruda ipucu ve çözüm · üyelik istemez

📝 Sözcükte ve Cümlede Anlam testleri

Her test sabittir: aynı seviyeyi yeniden açtığında aynı sorular gelir, ilerlemeni kıyaslayabilirsin. 5 kolay, 4 orta, 5 zor soru.

Kolay 5 soru
Zor 5 soru
Karışık 14 soru

📚 Sözcükte ve Cümlede Anlam konu anlatımı

  1. Temel bilgiler
  2. Çözümlü örnek 1
  3. Çözümlü örnek 2
  4. Sık yapılan hatalar
  5. Sınavda nasıl sorulur?

Sözcüklerin ve cümlelerin ne anlama geldiğini doğru okumak, Sözel bölümünün temelidir. Bu konu hem tek başına soru olarak gelir hem de paragraf sorularının çözümünde işe yarar. Dikey Geçiş Sınavı'nda sorular çoğu zaman bilgi değil, dikkatli okuma ister. Konuyu iyi bilen öğrenci, kısa sürede çok soru çözer.

Temel bilgiler

  • Gerçek anlam: Sözcüğün akla ilk gelen, temel anlamıdır. "Yoldan bir taş aldı." cümlesinde "taş" gerçek anlamdadır.
  • Yan anlam: Gerçek anlamla bağı olan ikinci anlamdır. "Masanın ayağı" sözünde "ayak", canlının ayağına benzediği için kullanılır.
  • Mecaz anlam: Sözcük, gerçek anlamından uzaklaşıp benzetmeyle başka bir şeyi anlatır. "Taş gibi kalpli biri" dediğimizde taşın sertliğini duygusuzluğa aktarırız.
  • Terim anlam: Bir bilim ya da meslek alanına özgü anlamdır. "Fiil" dil bilgisinde, "kök" matematikte terimdir.
  • Eş anlamlı, zıt anlamlı, sesteş sözcükler: "Öğretmen–muallim" eş anlamlıdır. "Geniş–dar" zıt anlamlıdır. "Yüz" sözcüğü sayı, surat ve yüzmek eylemi olarak sesteştir.
  • Deyim ve atasözü: Deyim kalıplaşmış bir anlatımdır ve çoğunlukla mecazlıdır: "kulak asmak". Atasözü bir yargı bildirir ve öğüt verir: "Damlaya damlaya göl olur."
  • Öznel ve nesnel yargı: Kişiden kişiye değişen yargı özneldir: "Bu film çok sıkıcıydı." Doğrulanabilen yargı nesneldir: "Ankara, Türkiye'nin başkentidir."
  • Neden-sonuç ve koşul ilişkisi: "Yağmur yağdığı için maç ertelendi." cümlesinde yağmur nedendir, ertelenme sonuçtur. "Çalışırsan başarırsın." cümlesinde koşul vardır.

Çözümlü örnek 1

Soru: "Ağır bir çanta taşıdı." ve "Bu söz ona çok ağır geldi." cümlelerindeki "ağır" sözcükleri anlam bakımından nasıl ayrılır?

Çözüm:
- Birinci cümlede "ağır", çantanın kütlesinin fazla olduğunu anlatır. Bu, sözcüğün temel anlamıdır.
- İkinci cümlede söz tartılmıyor. Sözün incitici olduğu anlatılıyor. Bu, benzetmeye dayanan bir kullanımdır.
- Birinci cümle gerçek, ikinci cümle mecaz anlamdadır.

Denetim: Bir şeyin gerçekten tartılıp tartılamadığına baktık. Çanta tartılır, söz tartılmaz. Bu yüzden sonuç tutarlıdır.

Çözümlü örnek 2

Soru: "Kitap okumak, yalnızca bilgi edinmek değil, aynı zamanda düşünme biçimimizi de değiştirmektir." Bu cümleden hangisi kesin olarak çıkarılabilir: "Kitap okumak düşünme biçimini etkiler." mi, yoksa "Kitap okumayan kişi hiç bilgi edinemez." mi?

Çözüm:
- Cümlenin vurgusu "yalnızca … değil, aynı zamanda …" kalıbındadır. Okuma, bilgi vermenin yanında düşünmeyi de değiştirir.
- Birinci yargı bunu söylüyor. Cümleyle doğrudan örtüşür.
- İkinci yargı cümlede yoktur. Okumayan kişinin başka yollarla bilgi edinip edinemeyeceği hakkında cümle bir şey söylemez.
- Bu yüzden yalnız birinci yargı çıkarılabilir.

Denetim: Cümleye eklenen her ek bilgi şüpheli sayılır. "Hiç" ve "kesinlikle" gibi sözler cümlede yoksa, çıkarımda da olmamalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Hata: Bir sözcüğü hep sözlük anlamıyla okumak. Doğrusu: Anlamı cümle belirler. "Soğuk" sözcüğü "soğuk su" cümlesinde gerçek, "soğuk bir bakış" cümlesinde mecazdır.
  • Hata: Deyimi sözcük sözcük çevirmek. Doğrusu: Deyimin bütününe bakılır. "Gözden düşmek" kişinin değerini yitirmesi demektir. Gerçekten düşmek gerekmez.
  • Hata: Cümlede olmayan bir bilgiyi çıkarım sanmak. Doğrusu: Çıkarım, metinde var olan bilgiye dayanır. Kendi bilgin, metnin yerine geçmez.
  • Hata: Nedenle sonucu karıştırmak. Doğrusu: "Çünkü", "için" ve "-diği için" gibi bağlaçlarda önce neden gelir. Cümlenin hangi yarısının sebep olduğunu işaretleyerek ilerle.
  • Hata: Eş anlamlı ve sesteş sözcükleri birbirine karıştırmak. Doğrusu: Eş anlamlıda yazılış farklı, anlam aynıdır. Sesteşte yazılış aynı, anlam farklıdır.

Sınavda nasıl sorulur?

  • Soru tipleri: Altı çizili sözcüğün anlamını sormak, "hangisinde mecaz anlam vardır?" demek, deyim ya da atasözünün anlamını bulmak, cümleden çıkarım yapmak, öznel-nesnel yargıyı ayırmak, neden-sonuç ve koşul ilişkisini bulmak.
  • Dikkat: Soru kökündeki "değildir", "yoktur" ve "çıkarılamaz" gibi olumsuz sözlere altını çizerek bak. Birçok yanlış buradan gelir.
  • Yöntem: Sözcüğü ya da cümleyi anlamını koruyacak biçimde kendi sözlerinle yeniden söyle. Sonra seçenekleri bu anlamla karşılaştır.
  • Süre: Bu konudaki kısa sorulara yaklaşık 30-45 saniye ayır. Uzun cümle çıkarımı sorularında 1 dakikayı aşma. Takılırsan işaretle ve ilerle.

Bu anlatım yapay zekâ desteğiyle hazırlandı ve otomatik biçim denetiminden geçti; her satırı bir uzman okumadı. Yanlış ya da eskimiş bir bilgi görürsen bize yaz, düzeltelim.

🔎 Çözümlü örnek sorular

1. “Şair, yalnızca yaşadıklarını değil, yaşayamadıklarını da yazar; çünkü şiirin asıl kaynağı eksikliktir.” Bu cümleden aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

A) Yaşayamadıklarını yazan şair, yalnızca eksikliği anlatır.

B) Şairin yaşantısı, şiirin tek kaynağı değildir.

C) Şiirin oluşmasında bir eksiklik duygusu etkilidir.

D) Şiir, yaşanmamış olanı da konu edinebilir.

E) Şair, yaşadıklarını da eserlerine yansıtır.

Cevabı ve çözümü göster

Doğru cevap: A

🧭 Bu soru neyi ölçüyor? Bir cümleden çıkarım yaparken cümlede açıkça söylenen ya da söylenenden zorunlu olarak anlaşılan yargılar kabul edilir. “Yalnızca”, “hep”, “hiç” gibi sınırlayıcı ifadeler ise cümlede geçmiyorsa şıkta belirdiğinde genellikle tuzaktır. Şıkkı cümleyle karşılaştırıp fazladan bir iddia eklenip eklenmediğine bakın.

💡 Çözüm Cümle şairin yaşadıklarını da yaşayamadıklarını da yazdığını ve şiirin asıl kaynağının eksiklik olduğunu söyler. Bu nedenle şiir yaşanmamış olanı konu edinebilir, yaşantı tek kaynak değildir, eksiklik duygusu etkilidir ve şair yaşadıklarını da yansıtır. “Yaşayamadıklarını yazan şair yalnızca eksikliği anlatır” yargısında ise “yalnızca” iddiası cümlede yoktur. Cümle şairin yaşadıklarını da yazdığını söylediği için bu yargıyla çelişir. Çıkarılamayan yargı budur.

2. Beş arkadaşın okuduğu kitap sayısı için şunlar biliniyor: • Ali, Bora'dan çok kitap okumuştur. • Cem, Bora'dan az kitap okumuştur. • Deniz, Ali'den çok kitap okumuştur. • Ece, Ali'den az, Bora'dan çok kitap okumuştur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir?

A) Ece, Cem'den az kitap okumuştur.

B) Ali, en çok kitap okuyandır.

C) Cem, en az kitap okuyandır.

D) Deniz, Bora'dan az kitap okumuştur.

E) Bora, Ece'den çok kitap okumuştur.

Cevabı ve çözümü göster

Doğru cevap: C

🧭 Bu soru neyi ölçüyor? Karşılaştırma bildiren cümlelerde “çok–az” ilişkileri zincir gibi birbirine bağlanır. Bilgileri “fazla olandan az olana” doğru bir sıraya dizerek yorumlamak işi kolaylaştırır. Sıralamada yeri bilinmeyen ya da yer değiştirebilecek kişiler için kesin yargı verilmez.

💡 Çözüm Bilgileri birleştirirsek Deniz > Ali, Ali > Ece, Ece > Bora ve Bora > Cem olur. Sıralama Deniz > Ali > Ece > Bora > Cem şeklindedir. Buna göre en çok okuyan Deniz, en az okuyan Cem'dir. Ece, Cem'den fazla okumuştur. Bora, Ece'den az, Deniz ise Bora'dan çok okumuştur. Kesin olarak söylenebilen tek yargı “Cem, en az kitap okuyandır.” yargısıdır.

DGS Sözel konuları

Paragrafta Anlam →

Sorular ÖSYM çıkmış soruları değildir; sınavın konu dağılımı ve tarzı örnek alınarak özgün hazırlanmıştır. ← DGS ana sayfası