Restoranda Yemek Siparişi Verme (Ordering Food at a Restaurant)

Bir önceki derste (6/8) şehirde yol tarifi sormayı ve vermeyi öğrenmiştin: "Excuse me, how can I get to...?" gibi kalıpları kullanmıştın. Şimdi seyahatinin bir başka önemli anına geliyoruz: yorulup açıktan bir restorana oturduğun an! Bu derste garsonla konuşmayı, menüden sipariş vermeyi ve hesap istemeyi öğreneceksin. Kursun son dersinde (8/8) ise bu kurda öğrendiğin geçmiş zaman, seyahat, yol tarifi ve restoran kalıplarının hepsini tek bir genel tekrarla pekiştireceksin.

Bu derste ne öğreneceksin?

  • Restoranda masaya otururken ve menü isterken kullanılan kalıpları
  • "I would like..." ve "Can I have...?" gibi kibar sipariş verme yapılarını
  • Garsonla günlük bir diyalogda geçen soru-cevapları
  • Hesap isteme ve yemek hakkında yorum yapma ifadelerini

Kelimeler

İngilizceOkunuşuTürkçesi
menumenyumenü
waiterveytırgarson (erkek)
waitressveytrisgarson (kadın)
tableteybılmasa
orderordırsipariş
billbilhesap
starterstartırön yemek
main coursemeyn korsana yemek
dessertdizörttatlı
drinkdrinkiçecek
reservationrezörveyşınrezervasyon
tiptipbahşiş
spicyspaysibaharatlı
deliciousdilişıslezzetli
napkinnäpkinpeçete

Dil bilgisi / kalıp

Kibar istek kalıbı: Özne + would like + isim / to + fiil

Örnek: I would like a coffee. (Bir kahve istiyorum.) / I would like to order now. (Şimdi sipariş vermek istiyorum.)

Türkçede "istiyorum" tek kelimeyle söylenir, ama İngilizcede restoranda "I want" demek biraz kaba durabilir. Bunun yerine "I would like" (kısaltması: I'd like) kullanmak çok daha naziktir. Konuşma dilinde neredeyse her zaman kısaltılmış "I'd like" hâli tercih edilir.

Soru kalıbı - izin isteme: Can/Could + I + have + isim + ?

Örnek: Can I have the menu, please? (Menüyü alabilir miyim, lütfen?) / Could I have the bill, please? (Hesabı alabilir miyim, lütfen?)

Türkçede "alabilir miyim" yapısı benzer bir naziklik taşır, ama İngilizcede cümlenin başına "Can/Could" gelir ve "the" (belirlilik takısı) genellikle unutulmamalıdır: "the menu", "the bill" gibi.

Örnek cümleler

I would like a table for two, please.
İki kişilik bir masa istiyorum, lütfen.

Can I see the menu, please?
Menüyü görebilir miyim, lütfen?

What do you recommend?
Ne tavsiye edersiniz?

I'd like the chicken salad, please.
Tavuklu salata istiyorum, lütfen.

Could I have a glass of water?
Bir bardak su alabilir miyim?

Is this dish spicy?
Bu yemek baharatlı mı?

We didn't order this.
Biz bunu sipariş vermedik.

Can we have the bill, please?
Hesabı alabilir miyiz, lütfen?

The food was delicious.
Yemek çok lezzetliydi.

Do you have any vegetarian options?
Vejetaryen seçenekleriniz var mı?

I'm allergic to nuts.
Fındığa/fıstığa alerjim var.

Enjoy your meal!
Afiyet olsun!

Diyalog

A (Waiter): Good evening! Do you have a reservation?
İyi akşamlar! Rezervasyonunuz var mı?

B (Customer): No, we don't. Is there a table for two?
Hayır, yok. İki kişilik bir masa var mı?

A: Yes, of course. This way, please.
Evet, tabii. Bu taraftan, lütfen.

B: Thank you. Can we see the menu, please?
Teşekkürler. Menüyü görebilir miyiz, lütfen?

A: Here you are. What would you like to drink?
Buyurun. Ne içmek istersiniz?

B: I'd like a lemonade, please.
Bir limonata istiyorum, lütfen.

A: And for the main course?
Ana yemek için de?

B: What do you recommend?
Ne tavsiye edersiniz?

A: The grilled chicken is very popular.
Izgara tavuk çok beğeniliyor.

B: Okay, I'll have that. Is it spicy?
Tamam, onu alayım. Baharatlı mı?

A: No, it isn't spicy at all.
Hayır, hiç baharatlı değil.

B: Great. Can we have the bill at the end, please?
Harika. Sonunda hesabı alabilir miyiz, lütfen?

Türklerin sık yaptığı hatalar

  • Yanlış: "I want a coffee." -> Doğru: "I'd like a coffee, please." (Restoranda "want" kullanmak kaba durabilir, kibar kalıp tercih edilmeli.)
  • Yanlış: "Can I have bill?" -> Doğru: "Can I have the bill, please?" ("the" belirlilik takısı unutulmamalı.)
  • Yanlış: "What is your recommend?" -> Doğru: "What do you recommend?" (recommend bir fiildir, isim gibi kullanılmaz.)
  • Yanlış: "I not order this." -> Doğru: "I didn't order this." (Geçmiş zaman olumsuz cümlede "didn't" kullanılmalı.)
  • Yanlış: "I want two coffee." -> Doğru: "I'd like two coffees, please." (Sayılabilir isimler çoğul yapılmalı: coffees.)

Alıştırma

  • 1) Boşluk doldur: I _____ like a table for two, please. (would/will)
  • 2) Boşluk doldur: Can I have _____ bill, please? (a/the)
  • 3) Çeviri: "Bu yemek baharatlı mı?" cümlesini İngilizceye çevir.
  • 4) Doğru şıkkı seç: "What do you _____?" a) recommend b) recommendation
  • 5) Çeviri: "We didn't order this." cümlesini Türkçeye çevir.
  • 6) Boşluk doldur: I'm _____ to nuts. (allergic/allergy)
  • 7) Doğru şıkkı seç: "I'd like two _____." a) coffee b) coffees
  • 8) Çeviri: "Hesabı alabilir miyiz, lütfen?" cümlesini İngilizceye çevir.

Cevap Anahtarı

  • 1) would
  • 2) the
  • 3) Is this dish spicy?
  • 4) a) recommend
  • 5) Biz bunu sipariş vermedik.
  • 6) allergic
  • 7) b) coffees
  • 8) Can we have the bill, please?

Telaffuz ipucu

  • "would" kelimesinde 'l' harfi okunmaz; "wud" gibi telaffuz edilir.
  • "recommend" kelimesinde vurgu son hecededir: re-kı-MEND.
  • "delicious" kelimesindeki "ci" sesi Türkçedeki "ş" sesi gibi okunur: di-Lİ-şıs.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol