Mobilya Seçimi ve Yerleşimi

Ders 4/8 · yaklaşık 6 dk okuma

Giriş

Küçük bir odada en pahalı şey metrekaredir. Bu yüzden mobilya seçimi, "hangisi güzel?" sorusundan önce "hangisi bu odaya sığar ve işime yarar?" sorusuyla başlar. Güzel bir koltuk yanlış ölçüdeyse odayı daraltır; doğru ölçüdeki sade bir koltuk ise aynı odayı ferah gösterir.

Bir önceki dersin üzerine kuruyoruz: orada aldığın kararlar artık odanın zeminini hazırladı. Bu derste o zemine hangi mobilyaların, hangi ölçüde ve nereye gireceğine bakacağız. Bugünün bilgisi alışverişe çıkmadan önce de, elindeki eşyaları yeniden dizerken de işine yarar. Sonraki derste, mobilyalar yerine oturduktan sonra odaya kişilik katan ayrıntılara geçeceğiz.

Bilmen gerekenler

Önce birkaç kavramı netleştirelim. Hepsi basit, ama doğru kullanılınca büyük fark yaratır.

KavramNe demek?Küçük alanda neden önemli?
Ölçek (oran)Mobilyanın boyutunun odayla uyumuBüyük parça odayı ezer, çok küçük parça ise kaybolur
Dolaşım yoluMobilyalar arasında rahat yürüdüğün boşlukYol daralınca oda dar hissedilir
Çok işlevli mobilyaBirden fazla iş gören parça (sandıklı puf, açılır sehpa, katlanır masa)Bir parça iki parçanın yerini tutar
Görsel ağırlıkBir eşyanın gözde bıraktığı yükAyaklı ve açık yapılı parçalar hafif görünür
Odak noktasıGözün ilk gittiği yer (pencere, duvar, bir tablo)Yerleşimi bu noktaya göre kurmak düzen hissi verir

Bir de şunu aklında tut: ölçü almak bu işin vazgeçilmez adımıdır. Odanın eni ve boyunu, kapıların açılış yönünü, pencere ve priz konumlarını bir kâğıda çiz. Sıradan bir şerit metre yeter.

Anlatım

Küçük alanda mobilya seçerken ilk ilke ölçüye sadık kalmaktır. Mağazada geniş bir salonda duran koltuk gözüne makul görünür, ama evde başka bir şeye dönüşür. Bu yüzden almadan önce şerit metreyle ölçü al, sonra yerde gazete kâğıdı ya da koli bandıyla mobilyanın kaplayacağı alanı işaretle. Birkaç gün o işaretin etrafında yaşayınca, parçanın gerçekten sığıp sığmadığını hissedersin. Kapıdan, merdivenden ve asansörden geçip geçemeyeceğini de unutma; eve giremeyen mobilya en pahalı hatadır.

İkinci ilke, her parçaya birden fazla görev yüklemektir. Sandığı olan bir puf hem oturak hem depodur. Açılır bir sehpa gerektiğinde çalışma masasına, misafir gelince yemek masasına dönüşür. Duvara monte katlanır bir masa, kullanılmadığı zaman yerden hiç yer kaplamaz. Yalnız burada bir uyarı var: her "çok işlevli" ürün iyi değildir. Mekanizması zor çalışıyorsa ya da her kullanışta yarım saat uğraştırıyorsa, onu kullanmaktan vazgeçersin. Günlük hayatta gerçekten kullanacağın işlevi seç.

Üçüncü ilke, görsel ağırlığı azaltmaktır. İnce ve açık ayaklı bir koltuk, zemini altından gösterdiği için odayı daha geniş gösterir. Cam ya da açık renkli yüzeyler gözü engellemez. Duvara asılan raflar ve duvara bağlı komodinler zemini boş bırakır; zeminin görünmesi, genişlik algısının en güçlü ipuçlarından biridir. Buna karşılık kocaman, ayaksız, koyu bir kanepe aynı odada bir blok gibi durur. Elbette bu kural kesin değil; rahat oturmak da önemlidir. Amaç, rahatlıktan ödün vermeden mümkün olduğunca hafif parçaları tercih etmek.

Dördüncü ilke, dolaşım yollarını açık bırakmaktır. Genel olarak ana geçiş yollarında yaklaşık 75–90 santimetre boşluk rahat bir yürüyüş için önerilir; çok küçük odalarda bu biraz daha az olabilir, ama yan yana yürüyemeyecek kadar daralmamalıdır. Kapının açılacağı alanı, çekmece ve dolap kapaklarının açılma payını da hesaba kat. Bir sehpa ile koltuk arasında genellikle 40–45 santimetre kadar boşluk, ayağını uzatıp bardağa elini rahat ulaştırmak için yeterli sayılır. Bu rakamlar kesin kural değil, başlangıç noktasıdır; kendi odanda dene.

Beşinci ilke, yerleşimde bir plan yapmaktır. Küçük odada en yaygın hata, bütün mobilyayı duvarlara yaslamaktır. Bu doğal gibi görünür, ama odanın ortasında kullanılmayan bir boşluk bırakır. Bazen koltuğu duvardan biraz çekmek ya da bir mobilyayı odayı bölen bir ayraç gibi kullanmak (örneğin açık bir kitaplıkla çalışma köşesini ayırmak) işe yarar. Önce odak noktanı belirle, sonra en büyük parçayı yerleştir, ardından küçükleri ekle. Köşeleri kullanmayı da unutma; köşe rafı ya da köşe koltuğu değerlendirilmemiş alanı kazanır.

Yakın okuma / örnek

Somut bir örnek kuralım. Kare biçiminde, küçük bir oturma odası düşün; tek penceresi bir duvarda, kapısı karşı duvarda. Kapıdan girer girmez karşına bir kanepe çıksa, hem ışığı keser hem yolu tıkar. Bunun yerine kanepeyi pencerenin bulunduğu duvara paralel koyabilirsin; böylece pencere odak noktası olur, ışık odaya yayılır.

Kanepe seçerken ince kollu ve ayaklı bir model tercih edersin. Yanına, ağır bir orta sehpa yerine iç içe geçen iki küçük sehpa koyarsın: ihtiyaç olunca ikisi ayrılır, olmayınca biri diğerinin altına girer. TV ya da kitap için büyük bir dolap almak yerine duvara iki üç raf monte edersin. Böylece zemin açık kalır.

Yorumu şu: bu düzende gerçekten yeni bir şey satın almadan, yalnızca yönü, ölçüyü ve parça sayısını değiştirdik. Kapıdan pencereye uzanan bir yol açık kaldı, göz odanın sonuna kadar gidebiliyor. Küçük oda büyümedi; ama büyük hissettirmeye başladı. İşte mobilya yerleşiminin gücü bu.

Sık karıştırılanlar

  • "Küçük odaya küçük mobilya" kuralı her zaman doğru mudur? Hayır. Çok sayıda minik parça odayı dağınık gösterir. Birkaç doğru ölçülü parça, çok sayıda ufak parçadan genellikle daha iyidir.
  • Hepsini duvara yaslamak odayı büyütür mü? Her zaman değil. Ortada kalan boş alan işe yaramıyorsa, bu düzen yalnızca boşluğu ortaya taşır. Yerleşimi iş ve dolaşıma göre kur.
  • Çok işlevli, her zaman iyi demek midir? Hayır. Kullanımı zahmetliyse eşya bir süre sonra yük olur. İşlev gerçekten kullanacağın bir şey olmalı.
  • Açık renk mobilya tek başına odayı büyütür mü? Yardımcı olur, ama tek başına yetmez. Ölçü, ayak yapısı ve boş zemin de en az renk kadar belirleyicidir.
  • Ölçüyü mobilya mağazasında mı almalıyım? Hayır, önce evde odanı ve geçiş yollarını ölç; mağazaya hazır git.

Kendini sına

  • 1. Mobilya almadan önce yerde işaretleme yapmanın faydası nedir?
  • 2. Çok işlevli mobilyaya iki örnek ver.
  • 3. Ayaklı ve ince yapılı bir koltuk odayı neden daha ferah gösterir?
  • 4. Ana geçiş yollarında yaklaşık ne kadar boşluk bırakmak önerilir?
  • 5. Bütün mobilyayı duvara yaslamak neden her zaman iyi bir fikir değildir?

Cevaplar

  • 1. Parçanın gerçekte ne kadar yer kaplayacağını ve yolu tıkayıp tıkamayacağını almadan görmeni sağlar; ölçü hatasını önler.
  • 2. Örneğin sandıklı puf ve açılır sehpa (katlanır duvar masası da olur).
  • 3. Zemin altından görünür, böylece parça hafif durur ve göz odada daha uzağa gidebilir; görsel ağırlık azalır.
  • 4. Yaklaşık 75–90 santimetre genel bir başlangıç ölçüsüdür; çok küçük odalarda biraz azalabilir, ama rahat yürümek mümkün kalmalıdır.
  • 5. Ortada kullanılamayan bir boşluk bırakabilir ve odanın işlevine uygun bir düzen kurmayı engelleyebilir; yerleşim iş ve dolaşıma göre kurulmalıdır.

Bu dersin özeti şudur: ölç, işlevi seç, hafif görünen parçaları tercih et ve yolu açık bırak. Bir sonraki derste, mobilyalar yerine oturduktan sonra odaya karakter katan küçük dokunuşlara geçeceğiz.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol

İpucu: ← ve → tuşlarıyla dersler arasında geçebilirsin.