Dekorasyonun Temelleri: Küçük Alanı Tanımak

Ders 1/8 · yaklaşık 6 dk okuma

Merhaba, kursumuza hoş geldiniz! Sekiz derslik bu yolculukta renk, ışık, depolama ve düşük bütçeli dokunuşlarla küçük bir evi nasıl daha rahat ve güzel hâle getireceğimizi birlikte öğreneceğiz. Bugün ilk adımı atıyoruz.

Tahmini süre: 10 dk

Giriş

Dekorasyon denince çoğumuzun aklına önce alışveriş gelir: yeni bir koltuk, güzel bir halı, şık yastıklar. Oysa iyi dekorasyonun ilk adımı hiçbir şey satın almak değildir. İlk adım, elinizdeki alanı tanımaktır. Bir terzi kumaşı kesmeden önce ölçü alır; siz de eve ürün getirmeden önce evin ölçüsünü, ışığını ve sorunlarını görmelisiniz.

Bu bilgi özellikle küçük evlerde değerlidir. Büyük bir salonda yapılan yanlış seçim bir köşede kaybolur. Küçük bir odada ise tek bir fazla büyük mobilya bütün düzeni bozabilir. Bugünün kiralık ve küçük metrekareli evlerinde bu beceri, hem para hem sinir tasarrufu demektir. Yanlış alınmış bir eşyayı iade etmek ya da ikinci ele satmak çoğu zaman zahmetlidir; baştan doğru karar vermek çok daha kolaydır.

Bu derste üç şey öğreneceksiniz: alanı nasıl ölçüp not edeceğinizi, kendi ihtiyaçlarınızı nasıl sıraya koyacağınızı ve denge, oran, işlev gibi temel kavramların küçük bir odada ne anlama geldiğini.

Bilmen gerekenler

Aşağıdaki tablo, ders boyunca sık sık dönüp bakacağımız temel kavramları özetliyor.

KavramNe demek?Küçük alanda örnek
DengeGörsel ağırlığın odada dengeli dağılmasıBir duvarda büyük dolap varsa karşı tarafa açık, hafif bir raf koymak
OranEşyaların birbirine ve odaya göre büyüklüğüKüçük odada devasa bir köşe koltuk yerine kompakt bir koltuk seçmek
İşlevBir eşyanın ya da köşenin ne işe yaradığıOturma odasının bir köşesini çalışma masasına ayırmak
Akış (dolaşım)Odada rahatça yürüyebilmeKapı ile pencere arasındaki yolu açık bırakmak
Odak noktasıGöz ilk nereye gidiyor?Bir tabloyu ya da renkli bir duvarı öne çıkarmak
Boş alanHiçbir şeyle doldurulmamış yüzeyRafın tamamını doldurmayıp nefes payı bırakmak

Anlatım

Başlangıç noktası bir mezura ve bir defterdir. Odanın eni ile boyunu ölçün, sonra tavan yüksekliğini not edin. Kapıların ve pencerelerin genişliğini, pencere altının yerden yüksekliğini, prizlerin ve anahtarların yerlerini de yazın. Kapıların hangi yöne açıldığını unutmayın; açılan bir kapının süpürdüğü alan, mobilya koyamayacağınız bir alandır. Telefonla çekeceğiniz birkaç fotoğraf da hafızanızı destekler. Hepsini basit bir karakalem krokiye dökerseniz, mağazada eşyaya bakarken elinizde güvenilir bir rehber olur.

İkinci adım, ölçülerden sonra insana, yani sizin hayatınıza bakmaktır. Bu odada kimler yaşıyor? Gün içinde hangi işler yapılıyor: yemek, çalışma, uyku, misafir ağırlama, hobi? Bir listeyi ikiye ayırmak işe yarar: vazgeçilmezler ve olsa iyi olurlar. Örneğin evden çalışan biri için sağlam bir masa ve iyi ışık vazgeçilmezdir; dekoratif bir sehpa ise olsa iyi olur grubuna girer. Bütçeniz sınırlıysa önce vazgeçilmezlere yatırım yaparsınız.

Üçüncü adım, sorunlu noktaları dürüstçe görmektir. Karanlık bir köşe var mı? Kapı önünde ayakkabılar yığılıyor mu? Kıyafetler sandalyenin üstünde mi birikiyor? Bu küçük sinir noktaları aslında size evin neye ihtiyacı olduğunu söyler. Bir sorunu fark etmek, çözümün yarısıdır. Sorunları not alırken suçlayıcı olmayın; bunlar odanın eksikleri değil, tasarlanacak fırsatlardır.

Dördüncü adımda temel kavramlar devreye girer. Denge, odanın bir tarafının ağır, diğer tarafının boş görünmemesidir. Büyük bir dolabı bir duvara yerleştirdiyseniz, karşı tarafta bir ayna, bir bitki ya da birkaç tablo ile görsel ağırlığı dağıtabilirsiniz. Oran ise küçük odalarda özellikle önemlidir: bacakları yüksek, hafif görünümlü mobilyalar zemini daha çok gösterdiği için odayı geniş hissettirir. Dipten yere oturan hacimli mobilyalar ise alanı sıkıştırır. Zemin ne kadar görünürse oda o kadar ferah algılanır; bu genel kabul gören bir tasarım gözlemidir.

Beşinci ve son adım, işlevi her şeyin önüne koymaktır. Güzel görünen ama kullanılmayan bir eşya, küçük evde taşınan bir yüktür. Bu yüzden iki işe yarayan parçalar küçük alanın dostudur: içi depolu bir puf, katlanabilir bir masa, ayrıca raf görevi gören bir başlık. Ancak her şeyin çok işlevli olması gerekmez; dengeyi koruyun. Amaç, odanın günlük hayatınıza kolayca hizmet etmesidir.

Yakın okuma / örnek

Aşağıdaki, konuyu somutlaştırmak için kurduğumuz varsayımsal bir senaryodur; gerçek bir kişiye ait değildir.

Diyelim ki küçük bir stüdyo dairede oturma ve yemek alanı tek odada birleşiyor. Ölçümde odanın uzun duvarının bir kenarında pencere, karşısında kapı olduğunu görüyorsunuz. Kapıdan pencereye uzanan çizgi, odanın doğal yürüme yoludur. İlk kural: bu yolu kapatmayın. Kanepeyi pencerenin önüne tıkıştırmak yerine, uzun duvara yaslamak yolu açık bırakır.

İhtiyaç listesinde şunlar var: rahat bir oturma yeri, haftada birkaç kez evden çalışmak için bir masa, misafir geldiğinde birkaç kişilik oturma. Sorunlu nokta ise girişte biriken ayakkabılar ve ceketler. Yorum: büyük bir yemek masasına gerek yoktur; duvara monte edilebilen ya da katlanan bir masa hem çalışma hem yemek işlevini görebilir. Giriş için dar bir ayakkabılık ve birkaç askı, küçük bir yatırımla büyük rahatlık getirir. Böylece satın alma listesi, rastgele beğenilen eşyalardan değil, ölçüden ve ihtiyaçtan doğmuş olur.

Burada dikkat edeceğiniz bir ders var: karar sırası ölçü, ihtiyaç, sorun, kavramlar, alışveriş şeklindedir. Alışveriş en sona gelir.

Sık karıştırılanlar

  • Küçük oda demek az mobilya demek değildir. Mesele sayı değil, oran ve yerleşimdir. Doğru boyutta birkaç parça, kötü seçilmiş tek bir büyük parçadan daha ferah görünür.
  • Boş alan israf değildir. Nefes payı bırakmak, odayı daha geniş ve sakin gösterir. Her köşeyi doldurma isteği en sık yapılan hatalardan biridir.
  • Denge, simetri demek değildir. İki yanı birebir aynı yapmak zorunda değilsiniz; farklı parçalarla da görsel ağırlığı eşitleyebilirsiniz.
  • İşlev ile güzellik birbirinin rakibi değildir. İyi seçilmiş bir eşya hem işe yarar hem de göze hoş gelir.
  • Ölçü almak sadece eni ve boyu yazmak değildir. Kapı açılış yönü, priz yeri ve pencere yüksekliği de en az o kadar önemlidir.

Kendini sına

  • 1. Mağazaya gitmeden önce odayla ilgili hangi ölçüleri not etmelisiniz? En az dört tanesini sayın.
  • 2. Vazgeçilmezler ile olsa iyi olurlar listesini ayırmak neden bütçe açısından işe yarar?
  • 3. Küçük bir odada bacakları yüksek mobilya neden daha ferah görünüm verir?
  • 4. Denge kavramını bir cümleyle ve küçük bir örnekle açıklayın.
  • 5. Kapı açılış yönünü bilmek mobilya yerleşiminde neden önemlidir?

Cevaplar

  • 1. Odanın eni ve boyu, tavan yüksekliği, kapı ve pencere genişlikleri, pencere altı yüksekliği, priz ve anahtar yerleri, kapıların açılış yönü. Bunlardan herhangi dördü doğru cevaptır.
  • 2. Çünkü sınırlı bütçeyi önce gerçekten gerekli olan eşyalara harcarsınız; olsa iyi olanlar ise para kalırsa ya da sonraya bırakılır. Böylece gereksiz harcama azalır.
  • 3. Yüksek bacaklı mobilyanın altından zemin görünür. Zemin ne kadar çok görünürse göz, odayı o kadar geniş algılar.
  • 4. Denge, görsel ağırlığın odada dengeli dağılmasıdır. Örneğin bir duvarda büyük bir dolap varsa karşı tarafa ayna ya da hafif bir raf koymak gibi.
  • 5. Açılan kapının süpürdüğü alan boş kalmalıdır. Oraya mobilya koyarsanız kapı tam açılmaz ve günlük kullanım zorlaşır.

Bir sonraki derste renklerin küçük bir odayı nasıl daha geniş, sıcak ya da ferah gösterebileceğini konuşacağız. O zamana kadar elinize mezurayı alın ve odanızın kroki çalışmasını yapın; ilk ödeviniz bu.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol

İpucu: ← ve → tuşlarıyla dersler arasında geçebilirsin.