Aktif Öğrenme: Sadece Okumak Yetmez

Bir önceki derste bir çalışma planı nasıl yapılır onu öğrendin. Şimdi de planına oturup gerçekten ne yaptığını konuşalım: çünkü çoğu insan plan yapıp kitabı açıyor, satırları okuyor, altını çiziyor ve "çalıştım" diyor. Ama sınavda o bilgi bir türlü aklına gelmiyor. Bu derste bunun neden olduğunu ve yerine ne yapman gerektiğini öğreneceksin. Bir sonraki derste ise öğrendiklerini düzenli aralıklarla tekrar etme tekniklerine geçeceğiz; bu ders o tekrarların üzerine kurulacağı temeli atıyor.

Neden önemli?

Bir öğrenciyi düşünelim. Ders kitabını üç kez baştan sona okumuş, önemli yerlerin altını sarı kalemle çizmiş, hatta bazı cümleleri iki kez okumuş. Kendine güveniyor, çünkü kitabı "bitirdi". Sınav günü soruları görünce donup kalıyor. Bilgiler tanıdık geliyor ama cevabı bir türlü hatırlayamıyor. "Bunu okumuştum ama şimdi çıkmıyor" diye düşünüyor.

Bunun sebebi tembellik değil. Sebep şu: sadece okumak ve altını çizmek, beyne "bu bilgi tanıdık" hissi verir ama beyni bilgiyi kendi başına üretmeye zorlamaz. Sınavda ise senden istenen tam olarak budur: hiçbir ipucu olmadan bilgiyi kafanda bulup çıkarman. Bu yüzden "okurken anlıyorum ama sınavda hatırlayamıyorum" şikâyeti aslında çok yaygın ve çözümü var: aktif öğrenme.

Temel bilgi

Aktif öğrenme, bilgiyle sadece göz teması kurmak yerine, bilgiyi kafanda işlemeni, sorgulamanı ve kendi cümlelerinle yeniden üretmeni sağlayan yöntemlerin genel adıdır. Pasif öğrenme ile aktif öğrenme arasındaki farkı basit bir tabloyla görelim:

Pasif öğrenmeAktif öğrenme
Metni okumakMetni okuduktan sonra kitabı kapatıp anlatmaya çalışmak
Önemli yerlerin altını çizmekÖnemli yerlerden kendi sorularını üretmek
Ders notlarını tekrar tekrar okumakNotlara bakmadan konuyu boş bir kâğıda özetlemek
"Anladım" hissi vermek"Anlatabiliyor muyum?" diye kendini test etmek

Burada üç temel teknik öne çıkar:

1. Soru sorma: Bir konuyu okurken kafanda otomatik olarak "Bu neden böyle?", "Bunun bir örneği ne olurdu?", "Bu, önceki konuyla nasıl bağlanıyor?" gibi sorular üretmektir. Soru sormak beyni pasif alıcı olmaktan çıkarır, aktif araştırmacı yapar.

2. Özetleme: Bir bölümü okuduktan sonra kitaba bakmadan, kendi cümlelerinle üç dört cümlede özetlemektir. Kitaptaki cümleleri aynen kopyalamak özetleme değildir; kendi kelimelerinle yeniden kurmak gerekir. Eğer kendi cümlelerinle anlatamıyorsan, aslında konuyu tam anlamamışsın demektir — bu da sana nerede eksik olduğunu gösterir.

3. Kendi kendine anlatma (Feynman tekniği olarak da bilinir): Konuyu sanki hiç bilmeyen birine anlatıyormuş gibi, sesli veya yazılı olarak, basit kelimelerle açıklamaktır. Karşında biri olmasa bile boş bir odada sesli anlatmak bile işe yarar. Anlatırken takıldığın, "şey... nasıl desem" dediğin yer, tam olarak eksik öğrendiğin yerdir.

Bu üç teknik de aynı prensibe dayanır: beynin bilgiyi kendi çabasıyla geri getirmesini sağlamak. Buna bilimsel olarak "geri getirme pratiği" denir ve altını çizmekten çok daha güçlü bir öğrenme yoludur.

Adım adım nasıl yapılır?

  1. Çalışacağın konuyu küçük parçalara böl. Örneğin bir konu başlığını üç dört alt bölüme ayır; her seferinde tek bir alt bölüme odaklan.
  2. Alt bölümü oku, ama okurken kalem elinde olsun. Anlamadığın veya ilginç bulduğun her yerde durup kendine bir soru sor ve o soruyu bir kenara yaz ("Bu olay neden gerçekleşti?", "Bu formül ne zaman kullanılır?").
  3. Okumayı bitirince kitabı veya not defterini kapat. Boş bir kâğıda, sadece kendi hafızandan, o alt bölümü üç dört cümleyle özetle.
  4. Özetini kitaptaki bilgiyle karşılaştır. Eksik veya yanlış yazdığın yerleri fark et; bu yerler senin "zayıf noktaların".
  5. Şimdi konuyu, sanki hiç bilmeyen bir arkadaşına anlatıyormuş gibi sesli olarak anlat. Takıldığın yerleri not al.
  6. Adım 2'de yazdığın soruları tekrar oku ve onlara kitaba bakmadan cevap vermeyi dene. Cevap veremediklerini tekrar oku, sonra tekrar dene.
  7. Bir sonraki alt bölüme geçmeden önce, bir önceki bölümü tek cümleyle nasıl özetleyeceğini kendine sor. Bu, konular arasında bağlantı kurmanı sağlar.

Örnek

Bir üniversite öğrencisi tarih dersinde bir savaşın nedenlerini çalışıyor. Eskiden yaptığı şey, ders kitabındaki üç sayfayı okuyup önemli cümlelerin altını çizmekti. Bu sefer farklı bir yol deniyor: önce sayfaları okurken kendine "Bu savaş çıkmadan hemen önce hangi olay yaşanmıştı?" ve "Bu neden bu kadar önemliydi?" gibi sorular soruyor. Sayfaları bitirince kitabı kapatıp, savaşın üç ana nedenini kendi cümleleriyle bir kâğıda yazıyor. Kitaba bakınca bir nedeni tamamen unuttuğunu, bir nedeni de yanlış hatırladığını fark ediyor. O iki noktayı tekrar okuyor, sonra kâğıdı yeniden yazıyor. Son olarak, ailesinden birine bu savaşın nedenlerini iki dakikada anlatıyor. Anlatırken bir noktada duraksıyor çünkü nedenler arasındaki bağlantıyı tam kuramıyor. Bu duraksama ona tam olarak nerede daha çok çalışması gerektiğini gösteriyor. Ertesi gün aynı konuyu tekrar sorduğunda, eskisinden çok daha rahat hatırladığını fark ediyor.

Sık yapılan hatalar

  • Altını çizmeyi tek başına yeterli bir çalışma yöntemi sanmak; altı çizili bir cümleyi görmek, o cümleyi hatırlayabilmekle aynı şey değildir.
  • Özet yazarken kitaptaki cümleleri neredeyse aynen kopyalamak; bu, kendi kelimelerinle yeniden üretme değil, kopyalama olur ve öğrenmeyi sağlamaz.
  • Kendi kendine anlatırken takıldığın yerleri görmezden gelip "neyse, gerisini biliyorum" deyip geçmek; oysa tam da o takıldığın yer üzerinde durman gerekir.
  • Sadece kolay ve zaten bildiğin konularda soru sormak, zor gelen konulardan kaçınmak.
  • Bir konuyu bir kez aktif olarak çalışıp "artık öğrendim" diye düşünüp bir daha hiç dönmemek; aktif öğrenme tek başına yeterli değildir, düzenli tekrarla birleşmesi gerekir (bunu bir sonraki derste göreceğiz).

Bu hafta yapabileceğin 3 şey

  • Bu hafta çalıştığın bir konudan bir sayfayı seç, okuduktan sonra kitaba bakmadan üç cümleyle özetle ve özetini kitapla karşılaştır.
  • Bir konuyu, ailenden birine, arkadaşına veya boş bir odada kendine sesli olarak iki dakika içinde anlatmayı dene ve nerede takıldığını not et.
  • Ders çalışırken en az beş soru üret ve bu soruları bir kâğıda yaz; ertesi gün bu sorulara kitaba bakmadan cevap vermeyi dene.

Kendini sına

  • 1) Aktif öğrenme ile pasif öğrenme arasındaki temel fark nedir?
  • 2) Bir metni özetlerken nelere dikkat etmelisin ki bu gerçek bir özet olsun, kopyalama olmasın?
  • 3) Kendi kendine anlatırken duraksadığın an sana ne söyler?
  • 4) Soru sorma tekniği beyninde tam olarak neyi değiştirir?
  • 5) Sadece altını çizmek neden sınavda yetersiz kalabilir?

Cevaplar

  • 1) Pasif öğrenme bilgiyle göz teması kurmaktır (okumak, altını çizmek); aktif öğrenme ise bilgiyi kendi çabanla, ipucu olmadan yeniden üretmeni gerektirir (özetlemek, anlatmak, soru sormak).
  • 2) Kitaba bakmadan, kendi kelimelerinle, kısa ve öz cümleler kurmalısın; kitaptaki cümleleri aynen tekrar etmek özet değildir.
  • 3) Duraksadığın an, o konuyu tam anlamadığını ve orada daha çok çalışman gerektiğini gösterir.
  • 4) Soru sorma, beyni pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp aktif olarak bilgiyi arayan, sorgulayan bir konuma getirir.
  • 5) Çünkü altını çizmek bilgiyi tanıdık hale getirir ama sınavda tanımak değil, hiçbir ipucu olmadan hatırlamak gerekir; bu ikisi farklı beceridir.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol