Soru Sorma ve Anlamadığını Söyleme (Asking Questions and Checking Understanding)
Süre: yaklaşık 19 dk
Önceki derste öğrendiğin günlük kalıplarla basit cümleler kurmaya ve kısa cevaplar vermeye başladın. Fakat gerçek bir konuşmada yalnızca cevap vermek yetmez. Bilgi almak için soru sormak, anlamadığın bir yerde de karşındakini kibarca durdurmak gerekir. Bu ders tam olarak bu iki beceriye odaklanıyor. Burada öğreneceğin soru kalıpları, bir sonraki derste çalışacağın günlük konuşma durumlarında sürekli karşına çıkacak. Bu yüzden bu dersi sağlam bitirmek, kursun geri kalanını çok kolaylaştırır.
Bu derste ne öğreneceksin?
- Wh- soru kelimelerini (what, where, when, who, why, how) doğru sırayla kullanarak günlük bilgi sormayı.
- How much, how many ve which ile fiyat, sayı ve seçim sormayı.
- Anlamadığında konuşmayı sürdürmeni sağlayan kurtarıcı cümleleri: Can you say that again, please?, Could you speak more slowly?
- Bir kelimenin anlamını ve yazılışını sormayı: What does it mean?, How do you spell it?
Kelimeler
| İngilizce | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|
| what | uat | ne |
| where | uer | nerede, nereye |
| when | uen | ne zaman |
| who | hu | kim |
| why | uay | neden, niçin |
| how | hau | nasıl |
| how much | hau maç | ne kadar (fiyat, sayılamayan) |
| how many | hau meni | kaç tane |
| which | uiç | hangi, hangisi |
| again | ıgen | tekrar, yine |
| slowly | sloulii | yavaşça |
| understand | andırstend | anlamak |
| mean | miin | anlamına gelmek, kastetmek |
| repeat | ripiit | tekrarlamak |
| spell | spel | harf harf söylemek, hecelemek |
| word | uörd | kelime |
| pardon | pardın | efendim? pardon? |
Dil bilgisi / kalıp
1) Be fiiliyle soru (am / is / are)
Cümlede başka bir fiil yoksa soru kelimesinden hemen sonra am / is / are gelir.
Soru kelimesi + am / is / are + özne + ...?
- Where is the bus stop? — Otobüs durağı nerede?
- Who are they? — Onlar kim?
2) Diğer fiillerle soru (do / does)
Cümlede live, work, want, mean gibi bir fiil varsa yardımcı fiil do veya does kullanırız. he / she / it için does, diğerleri için do gelir. does kullandığında ana fiile -s eklenmez.
Soru kelimesi + do / does + özne + fiil (yalın) + ...?
- Where do you live? — Nerede yaşıyorsun?
- What does this word mean? — Bu kelime ne anlama geliyor?
3) Kibar rica soruları (can / could)
Birinden bir şey yapmasını isterken can veya daha kibar olan could kullanılır. Sonuna please eklemek cümleyi yumuşatır.
Can / Could + you + fiil (yalın) + ..., please?
- Can you say that again, please? — Bunu tekrar söyler misin, lütfen?
- Could you speak more slowly, please? — Daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen?
Türkçeyle farkı
Türkçede soru kelimesi cümlenin ortasında olabilir ve yardımcı fiile ihtiyaç duymayız: Sen nerede yaşıyorsun? İngilizcede ise soru kelimesi her zaman cümlenin başına gelir ve arkasından mutlaka bir yardımcı fiil (is, do, does, can) gelir. Türkçedeki -mı / -mi soru ekinin görevini İngilizcede bu yardımcı fiiller ve kelime sırası üstlenir. Yani You live where? değil, Where do you live? demelisin.
Örnek cümleler
- What is your phone number?
Telefon numaran ne? - Where is the nearest pharmacy?
En yakın eczane nerede? - When does the shop open?
Dükkân ne zaman açılıyor? - Who is your English teacher?
İngilizce öğretmenin kim? - Why are you late?
Neden geç kaldın? - How do you go to work?
İşe nasıl gidiyorsun? - How much is this jacket?
Bu ceket ne kadar? - How many brothers do you have?
Kaç erkek kardeşin var? - Which bus goes to the airport?
Hangi otobüs havalimanına gidiyor? - Sorry, I don't understand.
Özür dilerim, anlamıyorum. - Can you say that again, please?
Bunu tekrar söyler misin, lütfen? - Could you speak more slowly, please?
Daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen? - What does "receipt" mean?
"Receipt" ne demek? - How do you spell your name?
Adınızı nasıl yazıyorsunuz? (Harf harf söyler misiniz?) - Do you mean the red one?
Kırmızı olanı mı kastediyorsun?
Diyalog
Durum: Deniz bir otelin resepsiyonunda görevliyle konuşuyor.
- A: Good evening. How can I help you?
İyi akşamlar. Size nasıl yardımcı olabilirim? - B: Hello. I have a room here. My name is Deniz Yılmaz.
Merhaba. Burada bir odam var. Adım Deniz Yılmaz. - A: How do you spell your last name, please?
Soyadınızı harf harf söyler misiniz, lütfen? - B: Y-I-L-M-A-Z.
Y-I-L-M-A-Z. - A: Thank you. Your room is on the third floor. Breakfast is from seven to ten in the restaurant.
Teşekkürler. Odanız üçüncü katta. Kahvaltı restoranda yediden ona kadar. - B: Sorry, could you speak more slowly, please?
Pardon, daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen? - A: Of course. Breakfast is from seven to ten.
Tabii. Kahvaltı yediden ona kadar. - B: Where is the restaurant?
Restoran nerede? - A: It's next to the lift. And here is your key card.
Asansörün yanında. Ve işte anahtar kartınız. - B: What does "lift" mean?
"Lift" ne demek? - A: It means "elevator". It's over there.
"Asansör" demek. Şurada. - B: Ah, I understand now. Thank you very much!
Ah, şimdi anladım. Çok teşekkür ederim!
Türklerin sık yaptığı hatalar
- Yardımcı fiili unutmak: Where you live? → Where do you live? Türkçede yardımcı fiil olmadığı için do / does sık sık atlanır.
- does ile fiile -s eklemek: Where does she works? → Where does she work? -s eki zaten does içinde var, fiile tekrar eklenmez.
- Soru kelimesini sona koymak: You are going where? → Where are you going? Türkçe sırayı İngilizceye aynen taşımamak gerekir.
- "Ne demek" sorusunu yanlış kurmak: What is mean this word? → What does this word mean?
- Anlamayınca sadece "What?" demek: Bu kaba duyulabilir. Onun yerine Sorry? / Pardon? / Can you say that again, please? demek daha kibardır.
Alıştırma
A) Boşlukları doldur.
- 1) ______ is the train station? (Tren istasyonu nerede?)
- 2) What time ______ the film start? (do / does)
- 3) ______ brothers do you have? (Kaç erkek kardeşin var?)
- 4) Can you say that ______, please? (Bunu tekrar söyler misin, lütfen?)
B) İngilizceye çevir.
- 5) Bu kelime ne demek?
- 6) Daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen?
C) Doğru şıkkı seç.
- 7) Where ______ your sister work? (a) do (b) does (c) is
- 8) Hangisi doğrudur? (a) How much is this bag? (b) How many is this bag? (c) How much this bag is?
Cevap Anahtarı
- 1) Where
- 2) does
- 3) How many
- 4) again
- 5) What does this word mean?
- 6) Could you speak more slowly, please? (Can you speak more slowly, please? de kabul edilir.)
- 7) (b) does
- 8) (a) How much is this bag?
Telaffuz ipucu
- wh- ile başlayan kelimelerde (what, where, when, why, which) dudaklarını yuvarlayıp hafif bir "u" sesiyle başla: "uat, uer, uen". Türkçedeki "v" sesini kullanma; vat değil uat. Ama who ve how "h" ile okunur: "hu, hau".
- Wh- sorularında ses tonu genellikle sonda düşer: Where do you live? Evet/hayır sorularında ise ses tonu sonda yükselir: Do you mean the red one? Tonu doğru kullanmak, soruyu daha doğal duyurur.
- Konuşurken do you genellikle birleşik ve hızlı söylenir: Where do you live? cümlesi kulağa "uer dıyu liv" gibi gelir. Hızlı konuşmada bu birleşmeyi tanımak, anlamanı kolaylaştırır.
Kısa tekrar: Soru kelimesi başa, yardımcı fiil hemen arkasına. Anlamadığında paniğe kapılma; Sorry, can you say that again, please? demek tamamen normal ve kibardır. Bir sonraki derste bu soru kalıplarını farklı günlük durumlarda kullanarak konuşmanı genişletmeye devam edeceksin.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol