Telefonda Anlaşmazlık Çözme ve Görüşmeyi Sonlandırma (Clarifying & Ending Calls)

Bu derste ne öğreneceksin?

  • Telefonda karşı tarafı tam anlamadığında nasıl kibarca tekrar isteyeceksin.
  • Bir yanlış anlaşılmayı nasıl netleştireceksin (clarifying).
  • Bağlantı sorunları yaşandığında ne söyleyeceksin.
  • Görüşmeyi profesyonelce ve kibarca nasıl sonlandıracaksın.

Kelimeler

İngilizceOkunuşuTürkçesi
to clarifytu klerıfaynetleştirmek, açıklığa kavuşturmak
misunderstandingmisandırstendiŋyanlış anlaşılma
to repeattu ripiittekrar etmek
connectionkonekşınbağlantı
breaking upbreykiŋ ap(ses) kesilmek, bozulmak
to hang uptu heng aptelefonu kapatmak
to confirmtu konförmonaylamak, teyit etmek
in other wordsin adır wördzbaşka bir deyişle
to get back to someonetu get bek tu samwanbirine geri dönmek
follow-upfoloow aptakip (e-postası/aramaso)
to rescheduletu riskecuulyeniden planlamak, ertelemek
staticıstetikparazit, ses bozukluğu
to lose someonetu luuz samwanbirinin sesini/kendisini kaybetmek
voicemailvoys meylsesli mesaj

Dil bilgisi / kalıp

1. Netleştirme için soru kalıbı: Could you + fiil (base form) + ...? → Kibarca bir şey isterken kullanılır.

Örnek yapı: Could you repeat that, please? (Bunu tekrar eder misiniz lütfen?) Türkçede "Rica etsem tekrar eder misiniz?" gibi kibar bir rica cümlesine karşılık gelir; İngilizcede "Could you" kalıbı "Can you"dan daha resmî ve kibardır.

2. Anladığını teyit etme kalıbı: So, you mean + cümle. → "Yani demek istediğiniz..." anlamında, karşı tarafın söylediğini kendi cümlenle özetlersin.

3. Görüşmeyi sonlandırma kalıbı: Thank you for + isim/fiil+ing, ... → "...için teşekkür ederim" anlamındadır. Türkçede fiilin -mek/-mak hâli kullanılırken İngilizcede fiile -ing eklenir (calling → aramak).

Örnek cümleler

1. I'm sorry, could you repeat that, please?
Üzgünüm, bunu tekrar eder misiniz lütfen?

2. I didn't quite catch that. Could you say it again?
Tam anlayamadım. Tekrar söyler misiniz?

3. Sorry, the line is breaking up. Can you hear me?
Üzgünüm, hat kesiliyor. Beni duyabiliyor musunuz?

4. So, you mean the meeting is on Thursday, not Wednesday?
Yani demek istediğiniz toplantı Perşembe günü, Çarşamba değil, öyle mi?

5. Let me just confirm: you need the report by Friday.
Şunu bir teyit edeyim: rapora Cuma gününe kadar ihtiyacınız var.

6. Sorry, I think we have a bad connection.
Üzgünüm, sanırım bağlantımız kötü.

7. Could you speak a little more slowly, please?
Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz lütfen?

8. I think we got disconnected for a moment.
Sanırım bir an bağlantımız koptu.

9. Thank you for calling. I'll send you a follow-up email.
Aradığınız için teşekkür ederim. Size bir takip e-postası göndereceğim.

10. It was nice talking to you. Have a good day!
Sizinle konuşmak güzeldi. İyi günler!

11. I'll get back to you by tomorrow morning.
Yarın sabaha kadar size geri döneceğim.

Diyalog

A: Hi, this is Emre from the sales department.
Merhaba, ben satış departmanından Emre.

B: Hi Emre, sorry, the line is breaking up a bit. Can you hear me?
Merhaba Emre, üzgünüm, hat biraz kesiliyor. Beni duyabiliyor musunuz?

A: Yes, I can hear you now. I'm calling about the meeting date.
Evet, şimdi duyabiliyorum. Toplantı tarihi hakkında arıyorum.

B: Sorry, could you repeat that? I didn't quite catch it.
Üzgünüm, tekrar eder misiniz? Tam anlayamadım.

A: Sure. I said the meeting has been moved to Thursday at 2 p.m.
Tabii. Toplantının Perşembe günü saat 14:00'e taşındığını söyledim.

B: So, you mean it's no longer on Wednesday?
Yani demek istediğiniz artık Çarşamba günü değil, öyle mi?

A: That's right. Thursday at 2 p.m., in the main conference room.
Doğru. Perşembe saat 14:00'te, ana toplantı salonunda.

B: Got it. Let me just confirm: Thursday, 2 p.m., main conference room.
Anladım. Şunu bir teyit edeyim: Perşembe, saat 14:00, ana toplantı salonu.

A: Exactly. I'll also send you a follow-up email with the details.
Aynen öyle. Ayrıca size ayrıntılarla birlikte bir takip e-postası da göndereceğim.

B: Perfect, thank you for calling and clarifying.
Mükemmel, aradığınız ve netleştirdiğiniz için teşekkür ederim.

A: You're welcome. It was nice talking to you. Have a good day!
Rica ederim. Sizinle konuşmak güzeldi. İyi günler!

B: You too, goodbye!
Size de, hoşça kalın!

Türklerin sık yaptığı hatalar

  • Yanlış: "Repeat, please?" -> Doğru: "Could you repeat that, please?" (Fiili tek başına emir kipi gibi kullanmak kaba durur; "Could you" ile kibarlaştırılmalı.)
  • Yanlış: "I don't understand you." -> Doğru: "I didn't quite catch that." ("I don't understand you" karşı tarafı suçluyormuş gibi algılanabilir; İngilizce konuşmacılar genelde kendini eksik gösteren bir ifade tercih eder.)
  • Yanlış: "Close the phone." -> Doğru: "Hang up the phone." (Türkçedeki "telefonu kapatmak" ifadesi birebir çevrilince "close" olur ama İngilizcede doğru fiil "hang up"tır.)
  • Yanlış: "Bye bye, see you." (çok gündelik) -> Doğru (iş ortamında): "Thank you for calling. Goodbye." (İş görüşmelerinde daha resmî bir kapanış ifadesi tercih edilir.)
  • Yanlış: "You mean...?" (tonlama olmadan kaba gelebilir) -> Doğru: "So, you mean...?" veya "If I understand correctly, you mean...?" (Cümleye yumuşak bir giriş eklemek daha kibar ve profesyoneldir.)

Alıştırma

1. "_____ you repeat that, please?" cümlesini tamamlayın. (Could / Do)

2. "I didn't quite _____ that." (catch / take)

3. "Sorry, the line is _____ up." (breaking / broken)

4. "So, you _____ the meeting is on Friday?" (mean / means)

5. "Thank you for _____ (call)." cümlesini doğru fiil formuyla tamamlayın.

6. "Bunu tekrar eder misiniz lütfen?" cümlesini İngilizceye çevirin.

7. "Şunu bir teyit edeyim: rapor Cuma günü hazır olacak." cümlesini İngilizceye çevirin.

8. Aşağıdakilerden hangisi telefonu kibarca sonlandırmak için en uygunudur? a) Bye. b) Thank you for calling, goodbye. c) I'm done.

Cevap Anahtarı

1. Could

2. catch

3. breaking

4. mean

5. calling

6. Could you repeat that, please?

7. Let me just confirm: the report will be ready on Friday.

8. b) Thank you for calling, goodbye.

Telaffuz ipucu

  • "Could you" günlük konuşmada genelde birleşik ve hızlı söylenir, "kucyu" gibi duyulur; kelimeleri tek tek ayırarak söylemeye çalışmayın.
  • "Breaking up" ifadesindeki "up" kelimesini vurgulu söyleyin; bu, ses bozukluğunu anlatan doğal bir telefon ifadesidir.
  • "Thank you for calling" cümlesinde "calling" kelimesinin sonundaki "-ing" sesini net söylemeye çalışın, "kolin" gibi kısaltmayın.

Kurs Tamamlandı

Tebrikler! "İş İngilizcesi: E-posta Yazma, Toplantı Yönetme ve Telefon Görüşmesi" kursunun son dersini de tamamladın. Bu kursta profesyonel e-posta yazmayı, toplantılarda görüş bildirmeyi ve önermeyi, telefon görüşmelerini başlatmayı ve şimdi de anlaşmazlıkları netleştirip görüşmeleri kibarca sonlandırmayı öğrendin. Öğrendiğin kalıpları gerçek iş hayatında sık sık kullanarak pekiştirmeye devam et. Başarılar!

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol